KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/4831 E., 2010/3654 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2010
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan , ... , ..., oğlu ..., ... oğlu ..., ..., ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı.
Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava ve temyize konu 101 ada 40, 42, 88, 89, 97, 101, 128, 137, 150, 151, 152, 153, 155, 156, 157, 167, 168, 169, 170 ve 172 parsel sayılı taşınmazlar tutanaklarında belirtilen maddi ve hukuki olgulara dayanılarak davalılar adına ayrı ayrı tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka dayanarak ve usulüne uygun paylaşmanın yapılmadığını öne sürerek ayrı ayrı dava açmıştır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 101 ada 40, 42, 88, 89, 97, 101, 128, 137, 150, 151, 152, 153, 155, 156, 157, 167, 168, 169, 170 ve 172 parsel sayılı taşınmazların ortak miras bırakan ... ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ..., ... ..., ..., ... oğlu ..., ... oğlu ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava ve temyize konu 101 ada 40, 42, 88, 89, 97, 101, 128, 137, 150, 151, 152, 153, 155, 156, 157, 167, 168, 169, 170 ve 172 parsel sayılı taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ... ...’den kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir.
Somut olayda ortak miras bırakanların ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapılmadığı, davalıların davacı ...'ın payını satın aldıklarını ispatlayamadıkları, ayrıca davalıların miras bırakanları anneleri ... ...'in yerlerini satın aldıklarına dair noter senedinde belirtilen hudutların dava konusu taşınmazlara uymadığı ve annelerinin payını satın aldıklarını da ispat edemedikleri gibi dava dışı 3. şahıslardan satın aldıklarını da ispat edemedikleri, mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre de HUMK'un 74.maddesi hükmü de nazara alındığında davacı ...'ın ortak miras bırakanı ... ...'den gelen miras payı ile sınırlı olarak davasını açtığı kabul edilerek payı ile sınırlı olarak hüküm kurulması ve kalan payların tespit malikleri üzerinde bırakılması gerekirken talep aşılarak tüm dava konusu taşınmazların ortak miras bırakan ... ... mirasçıları adlarına tesciline karar verilmesi isabetsiz, davalı ... ve paydaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 82,80 TL harcın istek halinde davalı tarafa iadesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/4831, K. 2010/3654, 10 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama