KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/5101 E., 2009/6238 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2009
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... ... ile ...mirasçıları ..., ... ve ..., ...tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Davacı ... tarafların miras bırakanı ...'ın tapuda paydaş olduğu 4856 ada 23 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan muhtesatın (binanın) ikinci katının kendisi tarafından meydana getirildiğini öne sürerek muhdesatın değerinin ve kendisine aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ...ve ... davaya konu muhdesatın davacı tarafından yapıldığını beyan etmişler davalı ... davayı kabul etmiştir. Davalı ... muris tarafından dükkan olarak yapılan muhdesatın davacı tarafından eve dönüştürüldüğünü beyan etmiş, davalı ... ... ise davaya konu muhdesatın ortak miras bırakanları tarafından meydana getirildiğini, davacının davaya konu muhdesatta iyileştirme niteliğinde işler yaptığını davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne; 4856 ada 23 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan davaya konu muhdesatın (binanın bodrum üzerindeki 1.katının) davacı ...'a ait olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm davalı ... ... ile Gülfer Şahin mirasçıları ..., ... ve ..., ...tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Hukuk Sisteminde aidiyet tespiti diye bir dava türü bulunmamaktadır. Bu tür davanın doktrinde ve Yargıtay uygulamalarında hangi hallerde açılacağı açıklanmıştır. Bu tür bir davanın ancak taraflar arasında görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davasının varlığı yada kamulaştırma
işlemine tabi tutulan taşınmaz üzerindeki muhdesatlar hakkında görülebileceği benimsenmiştir. Bu husus dava şartı olup bu tür bir olgunun bulunmaması halinde, hukuki yararın varlığından söz edilemez.
Somut olaya gelince, taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasına konu Bursa 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2003/1054-1700 E.K. sayılı dava dosyasının, eldeki iş bu davanın açılmasından evvel 24.12.2003 tarihinde red kararı verilerek sonuçlandırıldığı dikkate alındığında, davacının aidiyet tespiti davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı, bir başka deyişle dava şartının gerçekleşmediği dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerle anlaşılmıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/5101, K. 2009/6238, 21 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama