KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/5355 E., 2010/648 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2010
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 115 ada 22 parsel sayılı 443,05 m² yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresinde davacı miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davalı ... hakkında 115 ada 21 parsel için 8.8.2008 tarihli ıslah ile 115 ada 22 nolu parsel için aynı nedenlere dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davacının davasının feragat nedeniyle reddine 115 ada 21 parselin tespit gibi davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında kararlılık kazanan görüşlere göre kadastro davaları lehine tespit yada kadastro komisyonunca adlarına tescile karar verilen gerçek yada tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle hakları çatışanlar arasında görülür.
Bu olgular eşliğinde somut olayda dava dilekçesi ve özellikle 8.8.2008 tarihli yazılı beyanın içeriğine göre davacı tarafın davaya konu yaptığı taşınmazın 115 ada 22 parselin üzerinde bulunan ev haricinde kalan taşınmaz bölümü olduğu anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinde davalı bölümünde de 22 sayılı parselin tespit malikinin ismi gösterildiğinden talep kısmında maddi hataya dayalı adına tespit edilen 21 parseli göstermesi sonucuna etkili değildir.
Hal böyle olunca davanın açıldığı günde 115 ada 22 parsele ve gerçek hasma yöneltilmiş bir davanın varlığı tartışmasızdır.
Mahkemece davacının “kendi adıma tespit gören açtığım davadan feragat ediyorum” beyanına değer verilerek feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yerinde değildir. 115 ada 21 nolu parsel hakkında dava yoktur. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak iddia ve savunma doğrultusunda taraflardan delilleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/5355, K. 2010/648, 15 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama