KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/5497 E., 2010/3978 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2010
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 103 ada 68 parsel sayılı 3993,76 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacının miras bırakanı ... ... ile davalı ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.
Davacı ... paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece, toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına, yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu 103 ada 68 parsel sayılı taşınmazın davacı ve davalıların ortak miras bırakanı, ... ...'dan kaldığı yönünde, yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir.
Somut olayda ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapılmadığı dava konusu taşınmazın davacının miras bırakanı babası ... ...'a isabet ettiğini davacının ispatlayamadığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/5497, K. 2010/3978, 22 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama