KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/5807 E., 2010/4035 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2010
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... ve paydaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 182 ada 70 parsel sayılı 60,53 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı hazine dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Yargılama sırasında davalı taraf tapu kaydına dayanmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 182 ada 70 parsel sayılı taşınmazın davacı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... ve paydaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmaza ait olmadığı taşınmaz üzerinde davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13 ve 14.maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Tespit maliki olan davalılar ... ve ...'in sırasıyla 1994, 1995, 1997 ve 2000 tarihlerinde doğdukları kadastro tespit tutanağı içeriğinden anlaşılmaktadır. Adı geçenler karar tarihi itibariyle 18 yaşından küçük olup henüz reşit değillerdir. Usul hükümleri gereğince davada taraf ehliyetine sahip olabilmek için reşit olmak gerekmektedir. Aksi halde davanın kanuni temsilci huzuru ile görülüp çözümlenmesi gerekir.
Ayrıca mahkemece davalı tarafın yargılama sırasında tutunduğu Eylül 1946 tarih ve 1 sayılı tapu kaydı getirtilmemiş, keşifte bu tapu kaydı yerine 12.1.1945 tarih ve 6 sayılı tapu kaydı uygulanmıştır.
O halde mahkemece öncelikle yukarıda adı geçen davalıların dava tarihi itibariyle yaş durumları dikkate alınıp davalıların nüfus kaydı getirtilerek kanuni temsilcilerinin kimliği bu yolla, tebliğe elverişli adresi zabıta aracılığı ile belirlenmeli, kanuni temsilciye dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, bu yolla taraf koşulu oluşturulmalı, bundan sonra davalı tarafın tutunduğu Eylül 1946 tarih ve 1 sayılı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli,
kayda dayanan tarafın kayıt maliki yada malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları, varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü,
taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın kaydın kapsamında kalıp kalmadığı saptanmalı, bir bölümünün veya tümünün kaydın dışında kaldığı saptandığı takdirde,
davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği dikkate alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/5807, K. 2010/4035, 24 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama