KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/5882 E., 2010/3651 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2010
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 145 ada 23 parsel sayılı 1395326,17 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... kesinleşmiş mahkeme ilamına, satın almaya, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bir bölümü hakkında dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 145 ada 123 parsel sayılı taşınmazın uzman biirkişi tarafından düzenlenen 3.9.2008 tarihli haritada (A) harfi ile gösterilen kısmının davacı ... adına tesciline, geriye kalan kısmının mera vasfı ile sınırlandırılıp, özel sicile kaydına karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf kesin hükme dayanmıştır. Mahkemece dava konusu 145 ada 123 parsel sayılı taşınmazın temyize konu bölümünün dayanılan Kangal Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.9.1964 gün, 1964/77-1964/256 E.K. sayılı kesin hükmün kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuştur.
Dava konusu taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen haritada (A) harfi ile gösterilen bölümünün dayanılan kesin hükmün kapsamında kaldığı mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Kural olarak kesin hüküm kamu düzenine ilişkin, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşullarındandır. Öte yandan aynı taşınmaz yada taşınmazlarla ilgili olarak kesin hükmün varlığı halinde sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi zorunludur. Gerçekten bu hukuksal olgu sağlıklı sonuca varmanın ... koşullarındandır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/5882, K. 2010/3651, 10 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama