KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/5922 E., 2010/2235 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2010
Karar Metni
573 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenilmiş olup, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla; dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Mirasçılık belgesi, mirasçıların miras bırakanla irs ilişkisini ve miras paylarını gösteren bir belgedir. Hukukumuzda mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkin davaların kural olarak hasımsız olarak açılması ve çekişmesiz yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması gerekmekte ise de, hukuki yarar bulunması koşulu ile bu tür davaların uyuşmazlık çıkaran kişiler hasım gösterilmek suretiyle hasımlı olarak açılması ve çekişmeli yargı yolu ile görülüp sonuçlandırılması da mümkün bulunmaktadır.
Somut olaya gelince, dosya içeriğinden İstanbul ili, ... ilçesi, .... Mahallesi 720 ada 4 parsel sayılı,..... Vakfı'ndan mukataalı, .... Ahşap Ev nitelikli taşınmazın 1959 yılında yapılan tapulama tespiti sırasında eski tapu kaydına dayanılarak " .... kızı ... " adına tespit ve tapuya tescil edildiği, İstanbul ili, ... ilçesi, ...
Mahallesi Cilt:62, Hane:663'de nüfusa kayıtlı, ... ve ....'den olma 01.07.1908 doğumlu ... ....'in mirasçılarından olan davacılardan ... tarafından Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/1495 esas, 2006/1379 karar sayılı dosyasında açılan hasımsız dava sonucunda 13.10.2006 günlü mirasçılık belgesininin alındığı,
daha sonra mirasçılardan ... ve ...'in 720 ada 4 parsel sayılı taşınmaz maliki ile miras bırakanlarının aynı kişi olduğunu öne sürerek tapu kayıt maliki ...'nin soyadının .... olarak tapu kaydına işlenmesi ve tapudaki baba adının da ... olarak düzeltilmesi istemiyle Üsküdar Asliye 5. Hukuk Mahkemesinin 2006/292 esas sayılı dosyasında dava açtıkları, bu davanın yargılaması sırasında mahkemece Vakıflar Bölge Müdürlüğü taraf gösterilmek suretiyle hasımlı mirasçılık belgesi alınması için davacılara yetki verilmesi üzerine görülen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
720 ada 4 parsel sayılı taşınmazın vakıf taşınmazı olduğu ve kayıt düzeltme davasında Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün de hasım olduğu, davacı ... tarafından hasımsız olarak açılan dava sonucunda alınan mirasçılık belgesinin tapuda kayıt düzeltilmesi istemiyle açılmış olan davada mahkemeyi ve o mahkemede taraf olan dahili davalı ...'nü bağlamayacağı gözetildiğinde mahkemece tapu maliki ile aralarındaki mirasçılık ilişkisini gösterecek şekilde hasımlı dava açılması için davacılara yetki verilmesinde ve davacıların Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nü hasım göstererek mirasçılık belgesi verilmesi istemiyle dava açmalarında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Dava dilekçesinin sonuç kısmında tapu maliki Abdullah kızı ...'nin değil, davacıların miras bırakanı olduğu anlaşılan ... kızı ... Bilgiçler'in mirasçılık belgesinin verilmesinden sözedilmiş ise de, davacılara yetki verilmesindeki amaç ve dava dilekçesi içeriğindeki anlatım karşısında görülen davanın 720 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tapuda maliki görünen “.... kızı ...” nin mirasçılarının tespiti istemiyle açıldığının kabulü gerekir.
Bu dava sonucunda verilecek hükmün taraflar arasında kesin hüküm oluşturacağı ve tapu kaydının düzeltilmesi davasına bakan mahkemeyi de bağlayacağı gözetildiğinde, davada sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle davacıların miras bırakanı "... kızı, ....'den olma 01.07.1908 doğumlu ... " ile tapuda malik görünen "...... kızı ..." nin aynı kişi olduğunun kanıtlanması gerektiği kuşkusuzdur.
Ne var ki, bu olgu nüfus kayıtlarına, nüfusta bir kayıt yoksa diğer delillere göre miras bırakanın mirasçılarını ve miras paylarını belirlemekle görevli dar yetkili Sulh Hukuk Mahkemesince tartışılıp değerlendirilebilecek bir konu değildir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/5922, K. 2010/2235, 15 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama