KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/6275 E., 2010/2762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2010
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 103 ada 178, 212 ada 68 parsel sayılı taşınmazlar Eskişehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 14.01.2000 tarih ve 1040 sayılı kararı ile kabul edilen Kocatepe Tarihi Sit Alanı içinde kalmaları nedeniyle davalı Hazine adına tespit edilmiş. “Korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı ve Kocatepe Tarih Sit Alanı” oldukları ve “... oğlu ...’in kullanımında bulundukları” tutanakların beyanlar hanesinde gösterilmiştir.
Davacı ..., yasal süresi içinde irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile davacı adına tespit ve tescile, "hesaplanan 1154,21 TL. vekalet ücretinin davalı taraftan alınıp davacı tarafa verilmesine" karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak 3402 sayılı Kadastro Kanununun 31. maddesi hükmünde avukat veya dava vekili ile takip edilen davalarda vekalet ücretinin: davanın önemi, vekilin sarfettiği emek, tarafların davada iyiniyetli hareket edip etmediği, hak ve eşitlik kuralları gözönünde tutularak maktuen takdir ve tayin olunacağı, takdir edilecek vekalet ücreti miktarının keşif yapılmış ise taşınmaz malın değerine göre Avukatlık Ücret Tarifesinin tayin ettiği nispi Vekalet ücreti sınırlarının üstünde olamayacağı açıklanmıştır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4. maddesi hükmünde de Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gerekleri yada haklı sebepleri gözönünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği belirtilmiştir. Açıklanan bu hükümler gözetildiğinde kadastro davalarında hükmedilecek maktu vekalet ücretinin miktarını belirleme kural olarak hakimin takdirinde ise de, takdirilik keyfilik değildir.
Hakimin takdir yetkisini az yukarıda açıklanan yasal düzenlemeleri de dikkate alarak hakkaniyete uygun şekilde belirlemesi gerekir.
Somut olayda davacı dava dilekçesinde dava değeri olarak 250 YTL göstermiş ve bu değer üzerinden nispi harç yatırmıştır. Kadastro tutanaklarında 103 ada 178 parselin 3427,58 TL, 212 ada 68 parselin 12847,63 TL değerinde olduğu belirtilmiş toplam değerin 16252,21 TL olduğu davacının eksik harcı tamamlamadığı görülmüştür.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/6275, K. 2010/2762, 6 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama