KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/6490 E., 2010/4556 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2010
Karar Metni
425 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Mahkemece dava konusu 125 ada 1 ve 124 ada 2 parsel sayılı taşınmazların mera haritası kapsamında kaldığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Ayrıca tapu kayıtları tüm tedavülleri ile getirilip bozmaya uygun şekilde uygulanmadan hüküm kurulması dahi isabetsizdir. Böylesine yetersiz, sağlıksız araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı ...'ın tutunduğu 958 tarih 7 sayılı tapu kaydının geldisi olan ...1271 tarih 238 sayfa sayılı tapu kaydı ile gittisi olan 959 tarih 59 sayılı tapu kaydı tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği Tapu Sicil Müdürlüğünden ve Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanmalı,
revizyon görmüş ise dava konusu taşınmazla birlikte revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları da birarada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita Kadastro Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon gördüğü ve davalı olduğu saptandığı takdirde HUMK'un 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca dava dosyalarının birleştirilip birleştirilemeyeceği yönü üzerinde durulmalı, vurgulanan bu olgunun dava ekonomisi ve kaydın kapsamının sağlıklı biçimde belirlenebilmesi için zorunlu olduğu özellikle dikkate alınmalı,
dosya keşfe hazır hale geldiğinde keşfe karar verilirken 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36.maddesi dikkate alınmalı, bundan sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, bundan sonra dayanılan tapu ve vergi kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden mahalli bilirkişiler tarafından bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı,
uygulamaya yönelik yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, dava konusu taşınmazın kayıt kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız saptanılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliler birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/6490, K. 2010/4556, 15 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama