KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/6525 E., 2010/4227 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2010
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 110 ada 32 parsel sayılı 4505,74 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak olarak davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyiz konusu 110 ada 32 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit tarihine kadar zilyet davacı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinmenin diğer koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif ve uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle saptanmıştır. Bu nedenlerle davalı Hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne varki, taşınmazların kadastro tespiti 26.7.1972 tarihinden sonra yapılmıştır. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde bir kimse aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlik yoluyla sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm yüzölçümünde taşınmaz mal iktisap edebilir. Her ne kadar, mahkemece davanın dayanağını oluşturan 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca araştırma ve soruşturma yapılmış ise de, bu doğrultuda yapılan araştırma ve soruşturma da yöntemine uygun olmadığı gibi ayrıca yetersizdir.
O halde bu konuda mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için adına tescile karar verilen zilyet davacı ...'ın bağışlayanı babası ...'ın onaylı
nüfus kayıt örneği, ölmüş ise dava dışı tüm mirasçılarını gösterecek şekilde onaylı nüfus aile tablosu ilgili Nüfus Müdürlüğünden getirtilerek kimlikleri bu yolla sağlıklı biçimde belirlenmeli, bundan sonra aynı çalışma alanı içerisinde ilgili yada ilgililer adına kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla başkaca taşınmaz mal tespit yada tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, tespit edilen taşınmazlar varsa sözü edilen taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar,
davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, paylı tespit edilen taşınmazlar varsa taşınmazın yüzölçümü payda kabul edilerek ilgiliye o taşınmazda payı karşılığında kaç m2 taşınmaz mal isabet edeceği belirlenmeli, davalı olan ve hükme bağlanmayan dava dışı taşınmazlar varsa etkili bir denetim ve kontrol için HUMK.nun 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü ile 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü de dikkate alınarak birleştirilip birleştirilmeyeceği düşünülmeli, bu yolla sağlıklı biçimde etkili bir kontrol ve denetim yapılmalı, hükme bağlanan, kesinleşen davalar varsa sonuçları dikkate alınmalı,
bundan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/6525, K. 2010/4227, 1 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama