İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2009/6613 K.2010/1223

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan ...tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi.…

Esas2009/6613Karar2010/1223Tarih9 Mart 2010Okuma5 dk · 1.025 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2009/6613 E., 2010/1223 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Mart 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.025 kelime·5 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan ...tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:

Dava 376 ve 3492 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde bulunan muhtesatların aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç toplanan delillere ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.

Öğreti ve uygulamada tespit davalarının dinlenebilmesi için genel dava koşullarından başka tespit davalarının kendine özgü koşulları olarak nitelendirilen ve aşağıda açıklanan iki özel koşula daha ihtiyaç bulunduğu kabul edilmektedir.

1-HUKUKİ İLİŞKİ: Tespit davasının konusunu ancak bir hukuki ilişki oluşturabilir. Tespit hükmü bir hak ve alacağın var olup olmadığını, bir başka deyişle hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığını tespit eder. Bu nedenle uygulamada konusu yalnızca maddi olaylar olan tespit davalarının dinlenemeyeceği, maddi olay yada olayların ancak hukuki bir ilişki ile birlikte tespit davasına konu edilebileceği kabul edilmektedir.

2-HUKUKİ YARAR: Hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığının hemen tespitinde davacının hukuki bir yararı bulunmalıdır. Hukuki yarar koşulu özellikle tespit davasının açıldığı günde mevcut olmalı ve verilen hüküm kesinleşene kadar da varlığını sürdürmelidir. Bir hukuki ilişkinin hemen tespitinde hukuki yarar bulunduğunun kabul edilebilmesi için de aşağıda belirtilen üç koşulun birlikte mevcut olması zorunludur.

a)YAKIN TEHLİKE: Davacının bir ... veya hukuki durumu halen mevcut veya yakın bir tehlike ile ciddi biçimde tehdit edilmiş olmalıdır.

b)TEHDİDİN ZARAR MEYDANA GETİREBİLECEK NİTELİKTE OLMASI: Objektif olarak değerlendirildiğinde yakın ve ciddi tehdit davacı için bir zarar meydana getirebilecek nitelikte olmalı, tehdit sebebiyle davacının hukuki durumu belirsizlik içinde bulunmalıdır.

c)TESBİT HÜKMÜNÜN TEHLİKEYİ ORTADAN KALDIRACAK NİTELİKTE BULUNMASI: Tespit hükmü koşulları usulün 237. maddesi hükmünde açıklanan kesin hüküm sonuçlarını meydana getirmekte ise de, eda bölümü bulunmadığından cebrî-icraya konu olmaz. Hal böyle olunca icra ve infaz kabiliyeti bulunmayan böyle bir hüküm almak üzere dava açmakta hukuki yarar bulunduğundan söz edilebilmesi için alınacak tespit hükmünün mevcut veya yakın tehlikeyi ortadan kaldıracak nitelikte olması gerekir.

Öğreti ve uygulamada kural olarak davacının hukuki korunma ihtiyacını başka bir yolla tamamen giderebilmesinin mümkün olduğu hallerde soyut hukuki ilişkinin tespitini istemekte hukuki yararı bulunmayacağı, bu olgunun sonucu olarak da eda davası açılabilecek hallerde tespit davası açılamayacağı kabul edilmekte ise de, eda davası sonucunda elde edilecek hükmün tespite ilişkin bölümünün kapsamının tespit davasında elde edilebilecek hükmün kapsamından daha dar olması halinde bu genel kuralın uygulanamayacağı, bu halde eda davasından bağımsız, ayrı bir tespit davası açılabileceği de benimsenmiştir.

Açıklanan bu hukuksal olgular ışığında duraksamasız belirtmek gerekirse tespit davasının kendine özgü koşulları ve dolayısıyla hukuki yarar dava koşuludur. Diğer dava koşullarında olduğu gibi davacının tespit davası açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığının taraflarca öne sürülmese bile mahkemelerce kendiliğinden incelenmesi gerekir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 699. maddesi hükmünde paylı mülkiyet halinde paylaşmanın, malın aynen bölüşülmesi veya pazarlık ya da artırmayla satılarak bedelinin bölüşülmesi biçiminde gerçekleştirileceği, 703. maddesi hükmünde elbirliği halinde mülkiyette paylaştırmanın, aksine bir hüküm bulunmadıkça paylı mülkiyet hükümlerine göre yapılacağı açıklanmış, HUMK'nun 565, 566 ve 567. maddelerinde ise paylaştırma veya ortaklığın giderilmesi davalarında sulh hakiminin basit yargılama usulüne göre yargılama yapacağı, miktar itibarıyla kendi görevine giren uyuşmazlıkları da basit usule göre çözümleyeceği,

görevini aşan uyuşmazlıkların ise yazılı usule göre çözümleneceği, bu durumda davacının sulh hakimi huzurunda uyuşmazlığın tespit edildiği günden itibaren on gün içinde davasını açmaya mecbur olduğu Belirtilmiştir.

Anılan bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde muhtesatın maliklerden biri veya birkaçına ait olduğuna ilişkin kayıt bulunması veya muhtesatın belirli bir veya birkaç malik tarafından kendi adına ve hesabına meydana getirildiğini tüm taşınmaz maliklerinin oybirliği ile kabul etmeleri halinde, ortaklığın giderilmesi davasına bakan Sulh Mahkemesince taşınmazın satış bedelinin paylaştırma oranı belirlenirken muhtesata isabet edecek satış bedelinin sadece bu muhtesatı meydana getiren malik veya maliklere verilmesini sağlayacak şekilde oranlama yaparak hüküm vereceği,

tapu kütüğünün beyanlar hanesinde muhtesata ilişkin bir kayıt yoksa veya taşınmaz malikleri arasında oybirliği sağlanamamışsa mahkemenin bu konuyu ön mesele yapacağı, uyuşmazlığı çözmek muhtesat değerine göre kendi görev sınırları içinde kalıyorsa uyuşmazlığı kendisinin çözeceği, görevini aşıyorsa muhtesatın kendisine ait olduğunu öne süren malik veya maliklere tespit davası açmak üzere HUMK'nun 567. maddesi hükmüne göre süre vererek açılacak davanın sonucunu bekleyeceği,

mahkemece verilecek karar üzerine veya taşınmaz malikleri tarafından kendiliğinden açılacak böyle bir dava sonucunda verilecek hükmün HUMK'nun 237 vd. maddesi hükmüne göre davanın taraflarını ve ortaklığın giderilmesi davasına bakan mahkemeyi bağlayacağı kuşkusuzdur.

Yine 26.05.2004 gün ve 5177 sayılı Kanunun 35. maddesi ile 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 19. maddesine eklenen ek fıkra hükmünde de " Başkası adına tapulu, sahipsiz ve/veya zilyedi tarafından iktisap edilmemiş yerin kamulaştırmasında binaların asgarî levazım bedeli, ağaçların ise 11 inci madde çerçevesinde takdir olunan bedeli zilyedine ödenir" denilmektedir.

Bu hükümle, başkası adına tapulu veya tapusuz bir taşınmazın kamulaştırılması halinde, taşınmazda malik olmayan ancak üzerindeki muhtesatı meydana getiren ve zilyet olan kişilere muhtesatın kamulaşma bedelinin kendisine verilmesini sağlama amacıyla tespit davası açma ... tanınmıştır.

Nitekim öğreti ve uygulamada, davaya konu muhtesatın üzerinde bulunduğu taşınmazın ortaklığının giderilmesi için açılmış ve görülmekte olan bir ortaklığın giderilmesi davası bulunması yada muhtesat veya muhtesatın üzerinde bulunduğu taşınmazın kamulaştırılması halinde, muhtesatı meydana getiren kişi veya kişilerin tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğu,

bu iki ayrık hal dışında muhtesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespiti istemiyle açılan tespit davalarının dinlenebilmesi için kural olarak az yukarıda açıklanan tespit davalarının kendine özgü koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiği tartışmasız kabul edilmektedir.

Somut olaya gelince; davaya konu muhtesatların üzerinde bulunduğu 3492 parsel sayılı taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemiyle açılmış ve görülmekte olan bir davanın bulunmadığı, 376 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılmış bir ortaklığın giderilmesi davası var ise de, anılan davanın yargılaması sırasında taşınmaz üzerinde bulunan 3 katlı binanın davacılardan ... tarafından meydana getirildiği konusunda taşınmazın tüm paydaşları arasında oybirliğinin sağlandığı anlaşılmaktadır.

Nitekim UYAP taramasında da ortaklığın giderilmesi davasına bakan Fethiye 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 24.06.2008 ve 2007/873 esas, 2008/448 karar sayılı 376 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın giderilmesine ilişkin hükmünün Yargıtay 6. Hukuk Dairesince bu gerekçe ile ve muhtesata düşen satış bedelinin sadece davacı ...'ye verilmesini sağlayacak şekilde oranlama yapılıp hüküm verilmesi gereğine değinilerek bozulduğu anlaşılmaktadır.

Açıklanan bu olgular gözetildiğinde davacıların tespit davası açmakta hukuki yararlarının bulunmadığı kuşkusuzdur.

SONUÇ / HÜKÜM

Hal böyle olunca mahkemece dava koşulu yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalılardan ... 'nün temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 202,20 TL temyiz harcının istek halinde davalı ...'ye iadesine, 09.03.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/6613, K. 2010/1223, 9 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/6613
Karar No
2010/1223
Tarih
9 Mart 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/6613 K.2010/1779
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/6613 K.2010/3991
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2009/6613 K.2010/2701
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2009/6614 K.2010/2702
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2009/6614 K.2010/1098
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/6614 K.2010/1706

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.