KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/6621 E., 2010/4398 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2010
Karar Metni
336 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 296 parsel sayılı 10500 m² yüzölçümündeki taşınmaz ... yararına zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşmediğinden sözedilerek tarla niteliğiyle, 323 parsel sayılı 11500 m² yüzölçümündeki taşınmaz ham toprak niteliğiyle davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına dayanarak adına tespit edilen dava dışı 256 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiğini öne sürerek dava açmıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacı ...’ın 323 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davasının reddine, 323 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi davalı hazine adına tapuya tesciline, 296 parsel sayılı taşınmaza ilişkin davasının kabulüne, 296 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 30.3.2009 tarihli haritada (A) harfi ile gösterilen 5000 m² yüzölçümündeki kısmın ... ve paydaşları adına payları oranında tapuya tesciline, geriye kalan 5500 m² yüzölçümündeki kısmın davalı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, mahkemece dava konusu olmayan 323 parsel sayılı taşınmazın tutanak ve eklerinin, tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tespit gibi tescile karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, 296 parsel sayılı taşınmaza ilişkin
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/6621, K. 2010/4398, 8 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama