KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/6656 E., 2010/4406 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2010
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 102 ada 11 parsel sayılı 642.59 m² yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tarla niteliğiyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı hazine tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı hazinenin dayandığı 1334 tarih ve 10 sayılı tapu kaydının, dava konusu 102 ada 11 parsel sayılı taşınmazı kapsamadığı, davalı ...'in tutunduğu 25.10.1985 tarih 2 sayılı tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Tapu kaydının uygulamasına ilişkin olarak yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları alınmamış, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita da keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle tarafların tutunduğu tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, tapu maliki ile taraflar arasındaki irs ilişkisi belirlenmeli, dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği,
Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı,
kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, taşınmazın hangi tapu kaydı kapsamında kaldığı açıkca belirlenmeli, tapu kayıtları iç içe geçiyorsa önceki tarihli, doğru temele dayanan ve hukuki değerini koruyan tapu kaydına değer verileceği düşünülmeli, kayıtlar uymadığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, taşınmazın kimden kime kaldığı ve kimin zilyet bulunduğu belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/6656, K. 2010/4406, 8 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama