KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/6727 E., 2010/6018 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2010
Karar Metni
380 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ile davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 108 ada 9 parsel sayılı 12.233,95 m² yüzölçümündeki taşınmaz miras hakkına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak Mahmut mirasçıları ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras hakkına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu 108 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 1/8 payının davacı ... adına, 7/8 payının ise tespit gibi Mahmut mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu 108 ada 9 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalılar yararına Kadastro Kanununun 14.madde şartları oluşmadığından davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemece yapılan araştırma soruşturma karar vermeye yeterli değildir.
O halde mahkemece davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle gösterdikleri tanıklar ve tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü ile 30.10.1957 tarihli senet tanıkları ve muhtar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, tarafların zilyetliğinin asli zilyetlik mi yoksa feri zilyetlik mi olduğu, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı,
zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tutanak bilirkişileri de ayrı ayrı taşınmaz başında dinlenerek hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi sözleri ile tutanak bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık giderilmeli, dava konusu taşınmaza sınırda, tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınan komşu taşınmazlar varsa sözü edilen kayıt ve belgelerde nizalı parsel yönünün ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterildiği yönü üzerinde durulmalı,
komşu taşınmazların tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmamışsa tutanak içeriği dikkate alınarak yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, komşu taşınmazların tespitte saptanan türleri ve eylemli durumları incelenip irdelenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/6727, K. 2010/6018, 21 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama