KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/6930 E., 2010/6094 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2010
Karar Metni
873 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı hazine ile davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 221 ada 8, 340 ada 8, 341 ada 1 ve 315 ada 1 parsel sayılı sırasıyla 8023.39 m2, 653.84 m2, 1293.87 m2 ve 643.29 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar genel mahkemede davalı olmaları ve aynı kuvvet ve mahiyette dayanaklarının bulunması nedeniyle malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacı ...'ın mahkeme ilamına ve miras yoluyla gelen hakka dayanarak genel mahkemede hazineyi hasım göstermek suretiyle açtığı tapu iptal ve tescil davası görevsizlik kararı ile kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında ... satın almaya dayanarak davaya katılmıştır.
Mahkemece yargılama sonunda malik hanesinin doldurulması talebinin kabulüne, 221 ada 8 ve 341 ada 1 parsel sayılı taşınmazların katılan davacı ... adına, 340 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 5018 sayılı Yasa uyarınca davalı hazine adına tesciline, 315 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ise mera vasfı ile köy orta malı olarak tespitine ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, 221 ada 8, 341 ada 1 ve 315 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara yönelik olarak davalı hazine tarafından, tüm parseller hakkındaki hükme yönelik olarak da davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava konusu 315 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 4753 ve 5618 sayılı Yasalar kapsamında yapılan çalışmalar neticesinde oluşan 1359 nolu mera parseli içinde kaldığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Kamu malı niteliğinde olmaları nedeniyle meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin, süresi ne olursa olsun hukuken değer taşımayacağı, davalı hazinenin tutunduğu sonraki tarihli ve idari yoldan oluşan 4.7.2001 tarih, 1 sayılı tapu kaydına da değer verilemeyeceği gözönüne alınarak mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı hazine ile davacı ...'ın 315 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
2-Dava konusu 340 ada 8 paresl sayılı taşınmazın davalı hazinenin dayandığı kamulaştırma yolu ile oluşan 8.12.1995 tarih 34 sayılı tapu kaydı ve haritası kapsamında kaldığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazının reddi ile 340 ada 8 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmün ONANMASINA,
3-Davacı ... ile davalı hazinenin dava konusu 341 ada 1 ve 221 ada 8 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dava konusu taşınmazların, davalı hazinenin tutunduğu, sonraki tarihli ve idari yoldan oluşan 4.7.2001 tarih 1 ve 26.8.1983 tarih 15 sayılı tapu kayıtlarının oluştuğu tarihe kadar kişilerin zilyetliğinde olduğu, 4753 sayılı Yasa uyarınca oluşan 1351 nolu tevzii parseline ait belirtmelik tutanağı ve belirtmelikte uygulanan vergi kaydı ile bu durumun teyit edildiği bu şekilde davalı hazinenin idari yoldan oluşan tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği anlaşılmakla hazinenin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı ...'ın bu parsellere yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, dava konusu 341 ada 1 ve 221 ada 8 parsel sayılı taşınmazların toprak tevzii çalışmaları sırasında 1351 parsel numarası ile katılan davacı ... adına belirtildiği gerekçesine dayanılarak hüküm verilmiş ise de yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Katılan davacı ... tarafından ... hasım gösterilmek suretiyle açılan miras yolu ile gelen hakka dayalı el atmanın önlenmesine ilişkin davanın reddi hakkındaki Sivas 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/155-1997/176 E.K. sayılı ilamı Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Mahkemece bu dosyanın kapsamı belirlenmemiş, davacı ve katılan arasında kesin hüküm veya güçlü delil olup olmadığı irdelenmemiştir. Öte yandan toprak tevzii komisyonunun 1351 nolu parselinin dayanağı 1937 tarih 262 tahrir saylıı vergi kaydı da usulünce uygulanmamış taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ...'den mi, yoksa katılanın miras bırakanı ... oğlu ...'den mi geldiği açıklığa kavuşturulmamıştır.
O halde mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar, tutanak tanıkları hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, davacı ...'ın tutunduğu 1996/155-1997/176 E.K. sayılı meni müdahale ilamına ait uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 6.9.1996 tarihli, ölçekli ve kenar uzunluklu harita ile kadastro paftasının ölçeği eşitlenerek uygulanmak suretiyle el atmanın önlenmesi davasının kapsamı belirlenmeli, aynı şekilde tevzi parselinin dayanağı vergi kaydı getirtilmeli,
yerel ve uzman bilirkişiler aracılığı ile 3402 sayılı Yasanın 20.maddesi uyarınca kapsamı belirlenmeli, taşınmazların kısmen ya da tamamen el atmanın önlenmesi davasına ilişkin ilam kapsamında kalıp kalmadığı saptanmalı, ilamın taraflar arasında kesin hüküm veya güçlü delil oluşturulup oluşturmayacağı tartışılıp değerlendirilmeli, dava konusu taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı,
zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, özellikle taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin tereke adına sürdürülen zilyetlik olup olmadığı açık bir şekilde belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/6930, K. 2010/6094, 25 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama