KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/7181 E., 2010/4753 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2010
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 14.200 TL'yi geçmediği anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü;
Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 716 parsel sayılı 3.053,79 m2 ve 101 ada 685 parsel sayılı 6.234,60 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ..., ... ve ... adına paylı olarak, dava konusu 101 ada 676 parsel sayılı 7.000,99 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise komisyon kararıyla miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ..., ... ve ...’ın miras bırakanı ... adına paylı olarak tespit edilmiştir.
Davacı ..., bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu 101 ada 716 ve 685 parsel sayılı taşınmazlar, ... ise satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu 101 ada 676 parsel sayılı taşınmaz için ayrı ayrı dava açmıştır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davanın reddine, dava konusu 101 ada 716 ve 685 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline, dava konusu 101 ada 676 parsel sayılı taşınmazın davalı ... ve ... adına paylı olarak tapuya tesciline, dava konusu 101 ada 676 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki kiraz ağaçlarının davacı ...’ye ait olduğunun tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 101 ada 716, 685 ve 676 parsel sayılı taşınmazların davalı ..., ... ve ...’in ortak miras bırakanı ...’ye ait olduğu, ... nin 1934 yılında ölümü üzerine yaşları küçük olan davalı ..., ..., ... ve anneleri ... adına amcaları ... tarafından ölüm tarihi olan 1967 yılına kadar dava konusu taşınmazların kullanıldığı, ancak taşınmazlardan elde edilen ürünün bir bölümünün ölünceye kadar icar karşılığı davalılara verildiği, ... ’nin ölümü ile oğlu olan davacı ... ve torunu olan ...’nin de aynı şekilde dava konusu taşınmazları kullanıp icar karşılığını ürün olarak davalılara teslim ettiği, davacı ... ve ...’nin feri zilyet olduğu,
ayrıca davacı ...’in dava konusu taşınmazları dedesi ...’den satın aldığına ilişkin iddiasını da ispatlayamadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlendiğine göre davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ... ve ...'nin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, HUMK'un 74.maddesi hükmüne göre mahkeme tarafların iddia ve savunmaları ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır.
Lehine karar verilen davalı tarafın tespite karşı açılmış bir davası olmadığı gibi davacının da davası reddedildiğine göre, dava konusu 101 ada 676 parsel sayılı taşınmazın üzerindeki toprak havuzun komisyon kararında davacı ...’ye ait olduğunun tutanağın beyanlar hanesinde gösterildiği halde, mahkeme hükmünde toprak havuzun davacı ...’ye ait olduğunun tapu kütüğünün beyanlar hanesinde gösterilmemesi isabetsiz, davacı ...’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/7181, K. 2010/4753, 20 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama