KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/7215 E., 2010/2624 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2010
Karar Metni
608 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 124 ada 23 parsel sayılı 1046,90 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 124 ada 23 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine dayanak yapılan davalı hazinenin tutunduğu 08.11.1963 tarih, 348 sayılı tapu kaydının taşınmazı kapsadığı, taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kalmadığı, kamu malı niteliğinde mera olmadığı, tespit gününde taşınmaz üzerinde davanın dayanağını oluşturan 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 46/1 maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan inceleme ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Davalı hazinenin tutunduğu 4753 ve 5618 Sayılı Yasa uyarınca oluşan tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla denetlenmemiş hazine tapusunun temelini oluşturan belirtmelik tutanağında taşınmazın öncesinin kaçak ve yitik kişilerden kaldığı açıklandığı halde, bu konuda yerel bilirkişi ve tanık sözleriyle tutanak bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmemiş, ayrıca tespit tutanağı bilirkişilerinden Bahrem Geçirgen dinlenilmemiştir.
O halde saptanan dava niteliği dikkate alındığında sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davalı hazinenin tutunduğu tapu kaydının 4753 ve 5618 Sayılı Yasalar uyarınca oluştuğu, haritasının bulunduğu gözönüne alınmalı, ölçekli haritası getirtilerek dava konusu 124 ada 23 parsel sayılı taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi hükmü uyarınca tapu kaydının revizyon gördüğü dava konusu taşınmaz ile dava dışı diğer taşınmazları ve dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde haritası uzman fen bilirkişisine düzenlettirilmeli ve dayanılan tapu kaydının yerel bilirkişi yardımı,
uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, uygulamada uzman bilirkişiye kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri ayrı ayrı işaret ettirilmeli, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla yerelbilirkişi ve tanık anlatımları denetlenmeli, bu yolla dava konusu taşınmazın özellikle hazinenin tutunduğu tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız saptanmalı,
dava konusu taşınmazların tümü yada bir bölümü dayanılan kaydın kapsamında kalıp kalmamasına göre 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 46/1 ve 14. maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği yönünde yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, belirtmelik tutanağı bilirkişileri ayrı ayrı taşınmazlar başında dinlenerek yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile belirtmelik tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki aykırılık duraksamasız giderilmeli,
gerçekten adı geçen belirtmelik tutanağı bilirkişileri ölmüş iseler ilgilinin Nüfus Müdürlüğünden ölüm gününü gösterecek şekilde onaylı nüfus kayıt örnekleri getirtilmeli, taşınmaz üzerinde zilyetliğin başlangıç günü, süresi, sürdürülüş biçimi ve özellikle dava konusu taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kanunları uyarınca hazineye kalan taşınmazlardan olup olmadığı ve dava ve temyize konu taşınmazın komşusunda eylemli mera olduğundan taşınmazın meradan kazanılıp kazanılmadığının tespiti için taşınmazın mera tahsis haritası kapsamında kalıp kalmadığı,
mera tahsis haritasının kapsamı dışında kaldığı takdirde öncesinin geleneksel biçimde kullanılagelen mera olup olmadığı belirlenmeli, yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgi alınmalı, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kaldığı veya öncesinin mera olduğu sonucuna varıldığı takdirde bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımayacağı düşünülmeli, bundan sonra 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 13,
14 ve 46/1. maddesi hükümleri eşliğinde toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/7215, K. 2010/2624, 29 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama