KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/7492 E., 2010/5702 K.·Yargıtay İlamı
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Kadastro Mahkemesi
Karar Metni
518 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 14,20 TL geçmediği anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü;
Kadastro sırasında dava konusu 12 parsel sayılı 13.600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı ... adına tespit edilmiştir. Davalı ... 'ın miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı itirazı kadastro komisyonunca kabul edilerek, dava konusu taşınmazın davalı ... adına tespitine karar verilmiş; davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır.
Yargılama sırasında davacı ...’ın ölümü üzerine mirasçıları ... ve paydaşları davaya dahil edilmiştir. Yargılama sırasında ... ve ... tespitten sonraki satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davacı olarak da davaya katılmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın kadastro komisyon kararı gibi tapuya tesciline, katılan ... ve ...’un taleplerinin ise reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçısı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına, yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu 12 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ...’tan kaldığı yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra tüm mirasçılarının bir araya gelerek, terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi gerekir.
Somut olayda ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapıldığı dava konusu taşınmazın davalı ...’ın miras payına isabet ettiği, terekeye dahil dava dışı ... Köyü’ndeki 169 parsel sayılı taşınmazın davacı ..., ...
Köyü’ndeki 1184 parsel sayılı taşınmazın ise diğer mirasçı ...’nun miras payına isabet ettiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir. Öte yandan, paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz mal ya da ekonomik yönden parasal değeri eşit, menkul mal isabet etmesi paylaşmanın koşulu değildir.
Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ... mirasçısı ...’nun sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, tespitten sonraki nedenlere dayalı istemler hakkında mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken esasa girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Kadastro mahkemeleri kural olarak tespit tutanağı düzenlenip askı ilanına çıkarıldıktan sonra askı ilan süresi içinde ve tespitten önceki hukuksal nedenlere dayalı olarak açılan davalara bakmakla görevlidir.
Tespitten sonraki hukuksal nedenlere dayalı olarak açılan davalara bakmak kadastro mahkemelerinin görevi dışında kalıp genel mahkemelerin görevine girmektedir.
Görev kamu düzenine ilişkin olduğundan taraflarca öne sürülmese dahi mahkemelerce kendiliğinden dikkate alınır. ... mirasçısı ...’nun temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 2. bendindeki “… taleplerinin REDDİNE,” sözlerinin çıkartılmasına, yerine “…tespitten sonraki nedenlere dayalı katılma dilekçelerinin görevsizlik nedeniyle reddine, dosyanın onaylı sureti çıkartılarak görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,” sözlerinin yazılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/7492, K. 2010/5702, 11 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama