KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/7682 E., 2010/5831 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2010
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalılar Muhsine Battal ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 136 ada 6 parsel sayılı 1621,64 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 2/5 payı davalı ..., 3/5 payı ise elbirliği mülkiyet halinde diğer davalılar ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bir bölümüne yönelik dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu 136 ada 6 parsel sayılı taşınmazın 18.3.2009 tarihli uzman bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 540,76 m2 yüzölçümündeki bölümünün ..., (B) harfi ile gösterilen 878,10 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı ... ve davalı ..., (C) harfi ile gösterilen 37,56 m2 yüzölçümündeki bölümünün ... , (D) harfi ile gösterilen 165,22 m2 yüzölçümündeki bölümünün iki katlı betonarme ev ve arsası niteliği ile davacı ... ve davalı ... adlarına paylı olarak tapuya tesciline, karar verilmiş; hüküm, davalılar Muhsine Battal ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Adına tescil hükmü kurulan ... tespit maliki olmadığı gibi davanın taraflarından da değildir. Buna rağmen taşınmazın bir bölümünün adına tapuya tesciline karar verilmesinin gerekçesi anlaşılamamıştır. Öncelikle davacı vekiline tereke adına dava açıp açmadığı sorulmalı, dilekçesi açıklattırılmalı, tereke adına dava açmış ise ... ’nın terekedeki konumu kayıtlara dayalı olarak saptanmalıdır. Hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişiler ile tespit bilirkişilerinin sözleri olaylara dayanmayan soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibarettir.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için davacı ile tespit malikleri arasındaki irsi ilişki saptanmalı, taşınmaz tarafların ortak miras bırakanlarından kalmış ise öncelikle ortak miras bırakanın verasete esas nüfus kayıtları getirtilerek tüm mirasçıları belirlenmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde, taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan ortak miras bırakanın ölüm gününde sonra,
tüm mirasçıların bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay edip etmedikleri, paylaşma yapılmış ise dava konusu taşınmazın hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı bilgi alınmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı,
bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/7682, K. 2010/5831, 15 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama