KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/7844 E., 2010/6736 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2010
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 194 ada 27 parsel sayılı 1288803,26 m² yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliği ile sınırlandırılmıştır. Davacı ..., adına tespit edilen dava dışı 194 ada 41, davacı ... ise adına tespit edilen dava dışı 194 ada 40 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümünün eksik olduğunu, bu eksikliğin dava konusu 194 ada 27 parsel sayılı taşınmazdan tamamlanması için tapu kaydına dayanarak taşınmazın belirli bölümüne yönelik olarak, ayrı ayrı dava açmışlardır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu 194 ada 27 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 6.6.2009 günlü rapor ve krokisinde (A) harfi ile işaretli 12999,06 m² yüzölçümündeki bölümünün dava dışı 194 ada 41 parsel sayılı taşınmaza ilave edilerek davacı ... adına, aynı raporda (A) harfi ile işaretli 3069,81 ve (B) harfi ile işaretli 1627,71 m² yüzölçümündeki taşınmaz bölümlerinin dava dışı 194 ada 40 parsel sayılı taşınmaza ilave edilerek davacı ... adına tapuya tesciline, geriye kalan bölümün ise tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş;
hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ..., 24.8.1982 tarih 30 sayılı, davacı ... ise 23.10.1971 tarih 24 sayılı tescil yolu ile oluşan tapu kayıtlarına dayanarak dava açtıkları halde mahkemece davacı ...’ün dayandığı 27.3.1968 tarih 40 sayılı sicilden gelen 23.10.1971 tarih 24 sayılı Gevaş Asliye Hukuk Mahkemesinin 1966/102 E., 1967/78 K. sayılı tescil ilamı ve eki krokisi istenmediği gibi davacı ...'ın dayandığı tescil ilamı ile oluşan tapu kaydının dayanağı haritada kenar uzunlukları bulunduğu halde mahkemece dayanılan tapu kaydının haritası 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi hükmüne uygun olarak yerine uygulanmamıştır.
Kural olarak kayıtların haritaya dayanmaları halinde kapsamlarının haritalarına göre belirlenmesi zorunludur.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için davacı ...’ün tutunduğu tapu kaydının dayanağı tescil ilamı ile haritası Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yansız, yerel ve uzman bilirkişi hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, öncelikle 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca davacı tarafın tescil hükmü ile oluşan tapu kayıtlarının dayanağı haritalarının ölçekleri ile kadastro paftasının ölçeği eşitlenerek haritalar çakıştırılmalı, özellikle tapu kayıtlarının dayanağını oluşturan mahkeme ilamları getirtilip incelenmeli,
tapu kayıtlarının dayanağı tescil ilamında hazinenin taraf olduğu saptandığı takdirde hazineyi bağlayacağı, taraflar arasında usulün 237. maddesi hükmünde açıklanan biçimde kesin hüküm bulunduğu, aksi halde sözü edilen ilamın güçlü delil niteliğinde olduğu düşünülmeli, güçlü delilin aksinin daha güçlü delillerle kanıtlanabileceği,
davacılar adına tespit edilen dava dışı 194 ada 40 ve 41 parsel sayılı taşınmazların etrafının mera olduğu dikkate alınarak tapu kayıtlarının kapsamları haritalarına göre belirlendikten sonra tapu kayıtlarının kapsamları dışında kalan bölümlerin zilyetlikle kazanılamayacağı dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/7844, K. 2010/6736, 26 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama