KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/7861 E., 2010/1573 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2010
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ve davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu, tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Dava haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir.
1-İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliğine ve özellikle iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden bilgilerine başvurulan ve hükme dayanak yapılan uzman bilirkişi raporunun niteliği, içeriği ve dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davacı ve davalı tarafın yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Tarafların hükmedilen miktara yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Toplanan delillerden davalı tarafın işyerinin bitişiğindeki parkta kaçak su kullandığı iddiasıyla tutanak düzenlendiği, davacı idare tarafından tahakkuk ettirilen alacağın tahsili istemi ile başlatılan icra takibine itiraz edilmesi üzerine de görülen davanın açıldığı, yargılama sırasında görüşüne başvurulan bilirkişi .... ... tarafından düzenlenen üçüncü bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda işyeri tarifesi üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik
bulunmamaktadır.Ne var ki kaçak kullanım süresinin(daha öncesine ait bir saptama bulunmadığı gözetilerek) ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 59.maddesi uyarınca tutanak tarihinden geriye doğru üç ay belirlenmesi gerekirken, bilirkişi raporunda bu olgu göz ardı edilerek hesaplama yapıldığı gibi, tutanakta belirtilen Eylül ayı da hesaplamaya dahil edilmemiştir. Yönetmelik hükümlerine aykırı şekilde düzenlenen yetersiz bilirkişi raporu ile hüküm verilemez.
Hal böyle olunca dosyanın yeniden başka bir bilirkişiye tevdii ile, tutanak tarihinden geriye doğru üç aylık süre esas alınarak ve Eylül ayı da dahil edilmek üzere davalı tarafın sorumlu olduğu kaçak su kullanım miktarının hesaplanması için bilirkişiden rapor alınmalı, davacı tarafın takip tarihi itibarı ile istemekte haklı olduğu asıl alacak ve işlemiş faiz miktarı duraksamasız belirlendikten sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir hüküm verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/7861, K. 2010/1573, 23 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama