KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/8044 E., 2010/6184 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2010
Karar Metni
394 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu taşınmaz, haritasında genel yol olarak bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar Kasım ve ... miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın belirli bölümüne yönelik olarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 04.03.2009 tarihli rapor ve eki haritasında (D) harfi ile işaretli 100,73 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümü hakkında mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı hazinenin temyizi, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 04.03.2009 tarihli rapor ve ekindeki haritada (D) harfi ile işaretli, haritasında yol olarak bırakılan taşınmaz bölümüne yöneliktir. Davacı taraf kendi adlarına tespit edilen dava dışı 144 ada 2 ve miras bırakanları adına tespit edilen aynı ada 6 parsel sayılı taşınmazların sınırını oluşturan kadastro sırasında tutanağı düzenlenmeyen, bu nedenle yol niteliği ile kadastro dışı bırakılan taşınmaz bölümünü dava etmiştir.
Kural olarak, tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlar hakkında açılan davaların kadastro mahkemesinde görülmesi olanaksız, genel mahkemede çözümlenmesi zorunludur. Bu olgu kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa da yargılamanın her aşamasında mahkemece res'en gözetilmesi gerekir. Somut olayda davacı taraf, tespit gününde taşınmaz başında hazır bulunmak suretiyle uyuşmazlık çıkartarak dava konusu taşınmaz bölümü hakkında tutanak düzenlettirmemiştir.
Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı hazinenin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki. Kadastro Hakimi doğru sicil oluşturmak zorunda olduğundan, dava konusu olmayan 144 ada 2 ve aynı ada 3 parsel sayılı taşınmazların tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesi,
108 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilerek tescil hükmü oluşturulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün "3" nolu bendinde yazılı bulunan “...hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dosya kesinleştiğinde Tapu Sicil Müdürlüğüne İadesine” sözlerinin hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine “...tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine” sözlerinin yazılmasına,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/8044, K. 2010/6184, 27 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama