İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2009/8071 K.2010/86

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği…

Esas2009/8071Karar2010/86Tarih18 Ocak 2010Okuma6 dk · 1.199 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2009/8071 E., 2010/86 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Ocak 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.199 kelime·6 dk okuma

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:

Kadastro sırasında 143 ada 315 parsel sayılı taşınmaz satın alma ve kazandırıcı zamanışımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına, bağışlamaya, miras yolu ile gelen hakka, paylaşma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, davaya konu taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece davaya konu taşınmazın öncesinde tarafların ortak miras bırakanı ... ...'a ait iken ortak miras bırakan tarafından sağlığında davacının babası ... ...'a bağışlandığı, davacının babasının ölümünden sonra taşınmazı 7-8 yıl tek başına kullandığı, babası ile birlikte kullanımının ise 38 yıla ulaştığı, davacı yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.

Kural olarak ve kanunda ayrık bir hüküm bulunmadıkça tapuda kayıtlı taşınmazların mülkiyetinin 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen zamanaşımı zilyetliği yolu ile kazanılması mümkün değildir.

Ne var ki, bu genel kuralın ayrığını oluşturan hükümlerden biri olan aynı kanunun 13/B-b maddesi hükmünde zilyedin taşınmaz malı tapu kayıt malikinden veya mirasçılarından veya mümessillerinden tapu dışı bir yolla iktisap ettiğini onların beyanı veya herhangi bir belge ile veya bilirkişi veyahut tanık sözleriyle ispat etmesi ve ayrıca en az on yıl müddetle çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla taşınmazda zilyet bulunduğunu kanıtlaması halinde taşınmazın zilyedi adına tespit edileceği belirtilmiştir.

Açıklanan bu ayrık hükümde öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde tapuda kayıtlı taşınmazın dahi zilyedi adına tesciline karar verilmesi gerektiği kuşkusuzdur.

Somut olaya gelince, davaya konu 143 ada 315 parsel sayılı taşınmazın öncesinde davacının dedesi, davalının babası olan ortak miras bırakan ... ...'a ait olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Davacı taraf dava dilekçesinde taşınmazın ortak miras bırakan ... ... tarafından sağlığında babası ... ...'a bağışlandığını, yargılama sırasında da ortak miras bırakanın ölümünden sonra mirasçıları arasında yapılan paylaşım sonucu babası ... ...'a düştüğünü öne sürmüş, davalı ise taşınmazın babası ... ... tarafından 30.10.1970 tarihinde düzenlenen harici senetle kendisine satılarak zilyetliğinin devredildiğini savunmuştur.

Gerek dava dilekçesinde ve gerekse davalı tarafın dayandığı harici satış senedi içeriğinde davaya konu taşınmazın tapulu olduğu belirtilmiştir. Hal böyle olunca taraflar arasındaki uyuşmazlık davaya konu taşınmazın kadastro öncesinde tapulu olup olmadığı, ortak miras bırakan ... ... tarafından sağlığında davacının babası ... ...'a bağışlanıp bağışlanmadığı, ayrıca da taşınmazın ortak miras bırakan tarafından davalıya satılıp satılmadığı noktalarında toplanmaktadır.

Dosya içeriğinde toplanan deliller ve özelllikle dinlenilen taraf tanıkları ile mahalli bilirkişi beyanlarından ortak miras bırakan ... ...'ın ölümünden önce taşınmazın ortak miras bırakan, davacının babası ve davalı tarafından birlikte kullanıldığı, 21.04.1974 tarihinde ... ...'ın ölümünden sonra da davacının babası ve davalının taşınmazı birlikte kullanmayı sürdürdükleri, 1978 yılında davalı ...'ın çalışmak üzere Gölpazarı'na gittiği, davacının da bankada çalışmaya başlaması nedeniyle 1986 yılında köyden ayrıldığı,

davacının babası ... ...'ın 25.10.1991 tarihinde ölümünden sonra taşınmazın davacının annesi ... ... tarafından gerek bizzat ve gerekse başkalarına kiraya vermek suretiyle kullanıldığı, ... ...'ın 1996 yılında ölümünden sonra davacı ve kardeşleri arasında yapılan paylaşım sonucunda taşınmazın davacıya verildiği, davacının emekli olmasından sonra 2002-2003 yılında köye döndüğü ve üzerine muhtelif cins ve sayıda meyve ağaçları da dikerek taşınmazı 13.6.2007 tarihinde yapılan tespit gününe kadar tek başına kullandığı, davalının da emekli olmasından sonra 2005 yılında köye döndüğü,

davalının köyden ayrıldıktan sonra taşınmazla hiç ilgilenmediği anlaşılmaktadır. Taraf tanıkları ve mahalli bilirkişiler taşınmazın sağlığında ortak miras bırakan tarafından davacının babasına bağışlandığından, ortak miras bırakanın ölümünden sonra da mirasçıları arasında davaya konu taşınmazı da içerecek şekilde bir paylaşım yapıldığından, paylaşım sonucunda taşınmazın davacının babasına kaldığından söz etmemişlerdir.

Hal böyle olunca davacı taraf bağışlama ve paylaşımı kanıtlayamamıştır. Bu olgu gözetildiğinde ortak miras bırakanın ölümünden sonra davacının babası, annesi ve davacı tarafından sürdürülen zilyetliğin müstakil olarak ve kendi adlarına müstakil olarak sürdürülen bir zilyetlik değil, ... ...'ın tüm mirasçıları adına sürdürülen bir zilyetlik olduğunun kabulü gerekir.

Bu şekilde sürdürülen zilyetlik davacının taşınmaz mülkiyetini tek başına kazanmasını sağlayan bir zilyetlik olarak değerlendirilemez.

O halde davada sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için taraflardan dayandıkları tapu kayıtlarının tarih ve sayıları sorulup saptanmalı, ceza dosyası içinde örnekleri bulunan Mayıs 1926 tarihli tapu kaydı ve varsa taraflarca dayanılan başka tapu kayıtları ilk oluştukları günden itibaren tüm tedavülleri, dayanakları ve varsa haritaları ile birlikte ilgili Tapu Sicil Müdürlüğü ve gerekirse Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nden getirtilerek dosya içine alınmalı, bundan sonra ortak miras bırakan ... ...'ın kayıt maliki yada malikleri ile akdi, irsi ilişkisi sorulup saptanmalı,

bu amaçla kayıt maliki yada maliklerinin tüm mirasçılarını gösterecek şekilde onaylı nüfus aile kayıt örnekleri ilgili nüfus müdürlüğünden getirtilmeli yada alınmış mirasçılık belgesi var ise ibraz ettirilmeli, bu yolla kayıt maliki veya malikleri ile ortak miras bırakan arasındaki irsi ilişki sağlıklı biçimde ve duraksamasız belirlenmeli, akdi ilişkiye dayanıldığı takdirde bu ilişkiyi kanıtlamaya yarayacak yazılı kayıt ve belgeler ibraz ettirilmeli, taraflardan bu konudaki delilleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı,

akdi yada irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmaz ya da taşınmazlara revizyon görüp görmediği ilgili Tapu Sicil Müdürlüğü yada Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz yada taşınmazlarla revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanakları ve dayanakları kayıtlar, davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli,

dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon gördüğü ve davalı olduğu saptandığı takdirde usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca dava dosyalarının birleştirilip birleştirilmeyeceği yönü üzerinde durulmalı, bu olgunun dava ekonomisi ve kaydın kapsamının sağlıklı biçimde belirlenebilmesi için zorunlu olduğu özellikle dikkate alınmalı, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların gösterdiği tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı,

3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, uygulamada kaydın revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar özellikle göz önünde tutulmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinmeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara yeni tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli,

uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanağı kayıtlarla denetlenmeli, bu yolla dava konusu taşınmazların dayanılan tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız belirlenmeli, davaya konu taşınmazın tümü yada bir bölümünün dayanılan kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde kayıt kapsamı dışında kalan taşınmaz yada taşınmaz bölümleri yönünden yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, bu konuda zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı kapsamlı bilgi alınmalı,

tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları ile yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tespit tutanağı bilirkişileri, yerel bilirkişi ve tanıklar yeniden dinlenerek çelişki giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, 10.01.1950 doğumlu olan davalı ...'ın tespite esas alınan harici satış senedinin düzenlendiği tarihte 20 yaşlarında ve bekar olduğu,

babası olan ortak miras bırakanla birlikte oturduğu da dikkate alınarak satışın geçerli olup olmadığı üzerinde durulmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı tarafın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin ödenen 82,80 TL temyiz harcının istek halinde davalı tarafa iadesine, 18.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/8071, K. 2010/86, 18 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/8071
Karar No
2010/86
Tarih
18 Ocak 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2009/8072 K.2010/209
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/8072 K.2010/63
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/8073 K.2010/209
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/8073 K.2010/177
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/8075 K.2010/210
  • Yargıtay 16. Hukuk Dairesi E.2009/8075 K.2010/319

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.