KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/8102 E., 2010/6023 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2010
Karar Metni
421 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 108 ada 7 parsel sayılı 167.24 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ...'ın zilyetinde bulunduğu, ancak 1. derece doğal, 2. derece arkeolojik sit alanında kaldığı gereçesiyle hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu 108 ada 7 parsel sayılı taşınmazın birinci derecede sit alanı içinde kaldığı, sit alanı içinde kalan taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak kazanılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Somut olayda sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazın, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu hükümlerine göre sit alanı içerisinde kalıp kalmadığının, sit alanı içerisinde ise derecesinin, üzerinde korunması gerekli 1. grup kültür ve tabiat varlığı bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi için dava konusu taşınmaz başında yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı yerel bilirkişi ile uzman fen ve arkeolog bilirkişileri hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı,
kadastro paftasının ölçeği ile Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulundan alınan kararın dayanağı haritanın ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı uzman bilirkişi eliyle haritalar yerine uygulanmalı, uygulamada haritalar çakıştırılmalı, bu işlem yapılırken haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, ayrıca varsa değişmez nitelikte sınır yeri sayılabilecek taşınmazlardan da yararlanılacağı düşünülmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı,
bu yolla dava konusu taşınmazın sit alanı içerisinde kalıp kalmadığı, sit alanı içerisinde ise kaçıncı derecede sit alanı içerisinde kaldığı, taşınmaz üzerinde korunması gerekli kültür ve tabiat varlığı bulunup bulunmadığı duraksamasız saptanmalı, konuyu düzenleyen 2863 sayılı Yasanın 5.maddesi ile 5663 sayılı Yasayla değiştirilen 11.maddesi hükmü dikkate alındığında yapılan yeni yasal düzenlemede "birinci grup olarak tespit ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derecede arkeolojik sit alanlarının" zilyetlikle kazanılamayacağı öngörüldüğünden,
doğal sit alanları ve üçüncü derece arkeolojik sit alanında bulunan taşınmazların koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile kazanılmalarının mümkün hale getirildiği gözönünde bulundurulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/8102, K. 2010/6023, 21 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama