KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/8116 E., 2010/6194 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2010
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 115 ada 33, 34, 35, 36, 113, 138 ve 202, 116 ada 60, 163, 677, 694, 772 ve 814, 149 ada 93 ve 217 parsel Sayılı taşınmazlar tutanaklarında gösterilen nedenlerle tespit maliki ... ve arkadaşları adlarına ayrı ayrı tespit edilmiştir.
Davacılar ... ile ... dava konusu taşınmazların ortak miras bırakan ...'in ölümü üzerine mirasçıları arasında paylaşıldığını, mirasçılardan ... ile ... ve ...'nun haklarını kendilerine bıraktıklarını, bu nedenle taşınmazlar üzerinde bir haklarının kalmadığını öne sürerek dava açmışlardır.
Mahkemece davalıların kabul beyanları nedeniyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların tespitlerinin iptali ile davalılar ..., ... ve ...'e ait paylar davacılara verilmek suretiyle taşınmazların davacı ve bir kısım davalılar adına tapuya tesciline, dava değeri üzerinden hesaplanan 1960,32 lira harçtan peşin alınan harcın mahsubu ile kalan 1948,12 lira harcın davacılardan eşit olarak alınarak hazineye irat kaydına karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından yargılama giderlerine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Davalı ... ve ...'ın 21.11.2006 tarihli ilk oturumda, davalı ... ve ...'in ise dava dilekçesinin tebliğinden sonraki ilk duruşma tarihi olan 3.4.2007 tarihinde davayı kabul ettikleri, bu kabullerin usulün 151.maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun şekilde belgelendirildiği dosya kapsamı ile saptanmıştır. Davalılar ilk oturumda davayı kabul ettiklerinden ve davaya da sebebiyet vermedikleri anlaşıl- dığından yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacakları, kabulün kesin hüküm sonuçlarını doğurması nedeniyle karar ve ilam harcının taşınmazların kadastro tespit tutanaklarında belirtilen harca esas değerleri toplamı üzerinden ve 1/3 oranında hesaplanıp alınması gerektiği kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/8116, K. 2010/6194, 27 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama