KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/8129 E., 2010/4965 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2010
Karar Metni
446 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 160 ada 3 parsel sayılı 6419,54 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. İtirazı komisyonca reddedilen davacı ... taşınmazın belirli bölümüne yönelik olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak öncelikle adına tescili, bunun mümkün olmaması halinde lehine geçit ... tesisi istemi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 160 ada 3 ve aynı ada 7 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 160 ada 3 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 30.04.2009 tarihli haritada mavi renge taralı 82,58 m2 yüzölçümündeki bölümünün kadim nitelikte yol olmadığı gibi taşınmaz bölümü üzerinde davacı tarafın ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşulu ile iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin de bulunmadığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...'in sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak; davacı taraf, taşınmaz bölümünün adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde taşınmaz üzerinde lehine geçit ... tesisine karar verilmesi talebi ile dava açmıştır.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre davacı tarafın terditli dava açtığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Açık bir anlatımla davacı tarafın birden fazla hukuksal nedene dayanarak dava açtığı “geçit ...” isteminde de bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu
durumda hakların telahuk ettiği doktrinde ve yerleşik Yargıtay uygulamasındaki deyimi ile hakların yarıştığı anlaşılmaktadır.
Kural olarak geçit ... yenilik doğurucu haklardandır. Bu nitelikteki haklara ilişkin uyuşmazlıkların kadastro mahkemesinde görülmesi olanaksız, genel mahkemede çözümlenmesi zorunludur. Kadastro Mahkemesinin gerçek görevi, tespit günündeki hukuksal duruma göre uyuşmazlığı çözümlemektir.
Hal böyle olunca, mahkemece davacının kadastro öncesi nedenlere dayanarak, zemine yönelik olarak açtığı davanın reddine, geçit hakkına yönelik davasının genel mahkemede çözümleneceği, göreve ilişkin bu hukuksal olgunun ise kamu düzeniyle iç içe olduğu,
istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetileceği dikkate alınarak geçit hakkına yönelik davanın görev yönünden reddine, dava konusu 160 ada 3 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, kadastro tutanakları ve eki belgelerin onaylı örnekleri dosyada alıkonularak asıllarının tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de;
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/8129, K. 2010/4965, 22 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama