KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/8264 E., 2010/5387 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2010
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ile ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 189 ada 14 ve 166 ada 72 parsel sayılı sırası ile 55418,36 m2 ve 6191,69 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar zilyetleri adına edinme şartları oluşmadığından ham koprak niteliği ile davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... her iki taşınmaza, davacılar ... ve arkadaşları ise 166 ada 72 parsel sayılı taşınmaza yönelik olarak miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ile ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava ve temyize konu 189 ada 14 ve 166 ada 72 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tespit gününde davacı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, davacının taşınmazlar üzerinde zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı ...'nın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile aleyhindeki hükmün ONANMASINA, peşin alının harcın mahsubu ile geriye kalan 8,25 TL harcın davacı ...'dan alınmasına,
2- Davacılar ... ve arkadaşlarının 166 ada 72 parsel sayılı taşınmazla ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacılar ... ve arkadaşları 28.04.2009 tarihli delil listesinde ... ..., ... , ... ... ve ... 'ı tanık olarak dinlenmek üzere bildirmiş, mahkemece keşif ara kararı ile tanıklara davetiye çıkarılmasına karar verilmediği gibi, tanıklar keşif mahallinde hazır da edilmediğinden dinlenmemiş, böylece davacının delilleri toplanmadan eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmuştur. Eksik inceleme ile karar verilemez.
O halde davada sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için; önceden dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklar ile davacının bildirdiği tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, tutanak içeriği ile mahalli bilirkişi ve tanık beyanları çeliştiği takdirde tutanak bilirkişileri de dinlenmek suretiyle çelişki giderilmeli, bundan sonra 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da gözönüne alınmak suretiyle toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/8264, K. 2010/5387, 29 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama