KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/8273 E., 2010/5139 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2010
Karar Metni
246 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 230 ada 388 parsel sayılı 18210 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yolu ile gelen hakka dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, özetle "davacı tarafın gösterdiği tanıkların yöntemine uygun olarak dinlenmediğine" değinilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı ... ve paydaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 230 ada 388 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ... mirasçıları adına paylı olarak tesciline karar verilmiş ise de; mahkemece varılan sonuç dosya içeriğine, toplanan delillere uygun düşmemiştir.
Somut olayda dava ve temyize konu 230 ada 388 parsel sayılı taşınmazın ortak miras bırakan ... tarafından eşi ...'ye ait iki adet tarlanın satışından elde edilen para ile ve tespitten evvel 30.03.1984 tarihli senetle ... adına satın alındığı, ölünceye kadar birlikte zilyet edildiği, miras bırakanın ölümünden sonra taşınmazın annesi ... tarafından davalıya bağışlanıp zilyetliğinin devir ve teslim edildiği, bu suretle davacının terekeden gelen bir ... kalmadığı mahkemece yapılan keşif ve uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Hal böyle olunca, davanın reddine taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/8273, K. 2010/5139, 24 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama