KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/8363 E., 2010/4954 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2010
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... Kişiliği tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 108 ada 9 parsel sayılı 3650,56 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... Kişiliği satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın husumet nedeniyle reddine, dava konusu taşınmazın ... adına tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... Kişiliği tarafından temyiz edilmiştir.
Kural olarak kadastro davaları lehine tespit yada kadastro komisyonunca adına tescile karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Davacı taraf tespitin tarafı olmayan davalılar ... , ... , ... 'ı hasım göstererek dava açmıştır. Hal böyle olunca, davanın açıldığı günde gerçek hasma yöneltilen bir dava bulunmamaktadır.
Mahkemece bu olgular dikkate alınarak davanın husumet yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki; kadastro hakimi doğru sicil oluşturmakla yükümlü olduğundan, dava konusu 108 ada 9 parsel sayılı taşınmaza ait dosyadaki tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne geri gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tespit gibi tescile karar verilmesi isabetsiz, davacı ...
Kişiliğinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de, yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden mahkeme hükmünün 2. bendinde “...108 ada 9 nolu parselin...” sözlerinden sonra gelen “...tespit gibi tespit maliki ... Kızı 25.12.1938 doğumlu ... adına tapuya tesciline” sözlerinin hüküm yerinden
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/8363, K. 2010/4954, 22 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama