KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/8396 E., 2010/7497 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2010
Karar Metni
613 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı-davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyiz konusu 119 ada 7, 88 ve 142 ada 25 parsel sayılı sırasıyla 6235,93, 242,94 ve 3336,93 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan 119 ada 7 ve 88 parsel sayılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, 142 ada 25 parsel sayılı taşınmaz ise bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla davacı-davalı ... ile davalı-davacı ... adına tespit edilmiştir.
Davacı-davalı ... miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya ve bağışlamaya dayanarak dava açmış, yargılama sırasında ise tapu kaydına da dayanmıştır. Davalı-davacı ... ise miras yolu ile gelen hakka dayanarak miras payının davacı-davalı ...’dan daha fazla olduğunu öne sürerek dava açmıştır.
Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucu davacı-davalı ... ile davalı-davacı ...’in davalarının kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu 119 ada 7 ve 88 parsel sayılı taşınmazların davalı-davacı ... adına olan 1/2 payın iptali ile tümünün davacı-davalı ... adına, 142 ada 25 parsel sayılı taşınmazın ise tespit gibi eşit paylarla ... ile ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı-davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunma, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre mahkemece oluşturulan hüküm dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Dava ve temyize konu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı, ... oğlu 2.6.1984 yılında ölen ...’dan kaldığı yönünde taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık taşınmazların murisin oğlu ... tarafından davacı-davalı ...'a bağışlanıp bağışlanmadığı, bağışlanmamış ise davalı-davacı ...'in miras paylarının usulüne uygun hesaplanıp hesaplanmadığı yönünde toplanmaktadır.
1-Dava ve temyize konu 119 ada 7 ve 88 parsel sayılı taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ... oğlu ... adına tapuda kayıtlı olduğu, 19.4.1984 tarih 7 sayılı tapu kaydı ile davacı ...’ın eşi davalı ...’in kardeşi olan ...’a tapuda bağışladığı, tapu maliki ... oğlu ...'ın da 15.10.2000 tarihli adi senetle tapu dışı davacı ...'a bağışlayarak zilyetliğini devrettiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Kural olarak tapuda kayıtlı taşınmazların zilyedi, öncelikle kayıt malikinden veya mirasçılarından tapu dışı bir yolla iktisap ettiğini, bilirkişi ve tanık sözleri veya bir belge ile ispat etmeli, ayrıca en az 10 yıl müddetle çekişmesiz, aralıksız ve malik sıfatıyla zilyetliğini sürdürdüğü takdirde zilyedin 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b maddesi hükmünden yararlanma hakkı bulunmaktadır.
Ne var ki, temyize konu taşınmazlar tapu maliki ... oğlu ... tarafından 15.10.2000 günlü adi senetle karısı ...'a bağışlanmış ise de tespit tarihi olan 29.5.2006 tarihine kadar ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b maddesi hükmünde öngörülen 10 yıllık süre geçmemiştir. O halde davacı-davalı ...'ın davasının reddine, dava konusu 119 ada 7 ve 88 parsel sayılı taşınmazların eşit paylarla tespit gibi tapuya tesciline karar verilmesi gerekir.
2-Davalı-davacı ...'in dava konusu 142 ada 25 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Dava konusu 142 ada 25 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı ... oğlu ...'dan kaldığı yönünde taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen deliller ve dosya içine getirilen nüfus kayıtlarına göre ortak miras bırakan ...'ın 2.6.1984 yılında ölümü ile mirasçıları arasında usulüne uygun bir paylaşmanın yapılmadığı, paylaşmaya dayanan ...'ın da paylaşmayı kanıtlayamadığı,
miras bırakan ...'ın ölümü üzerine geriye mirasçıları olan oğlu ... ile kızı ...'i bıraktığı, ...'in de çocuksuz olarak ölümü ile karısı ... ve kız kardeşi ...'i bıraktığı belirlendiğine göre dava konusu 142 ada 25 parsel sayılı taşınmaz da davacı-davalı ...'ın miras payının 1/4, davalı-davacı ...'in miras payının 3/4 pay olduğu kabul edilerek hüküm kurulması gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek davacı-davalı ...'ın davasının kabulüne, davalı-davacı ...'in davasının reddine karar verilmesi isabetsiz,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/8396, K. 2010/7497, 24 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama