KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2009/8449 E., 2010/6331 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2010
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 237 ada 72, 232 ada 7 parsel sayılı sırasıyla 14.418,21 m2, 3109,82 m2 yüzölçümündeki taşınmazlardan, 237 ada 72 parsel sayılı taşınmazın ...’nin zilyetliğinde, 232 ada 7 parsel sayılı taşınmazın zilyedinin kim olduğunun belirlenemediği belirtilerek taşınmazların sit alanında kaldığından bahisle her taşınmaz davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların tespitlerinin iptaliyle davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda konuyu düzenleyen 2863 Sayılı Yasanın 11. maddesinin birinci fıkrasının 2.cümlesini değiştiren 5663 sayılı Yasanın 1. maddesi ile yapılan yeni yasal düzenlemede "birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacağı" öngörülmüştür. Ne var ki doğal sit alanları ve üçüncü derece arkeolojik sit alanında bulunan taşınmazların koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile kazanılmaları mümkün hale getirilmiştir.
Dava konusu taşınmazların tarihi sit alanı içinde kaldığı ve taşınmazlar üzerinde adına tescile karar verilen zilyet davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2009/8449, K. 2010/6331, 2 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama