KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/1079 E., 2011/1213 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2011
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacılar ... ve arkadaşları tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 105 ada 12 parsel sayılı 19700 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak ve dört parça halinde ... ve ... ile ... ve ... ...'ın kullanımında olduğu belirtilmek suretiyle davalı ... Ziraat Bankası adına tespit edilmiştir.
Davacılar ... ve arkadaşları miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın dört ayrı bölüm halinde adlarına tescili ismiyle dava açmışlardır.
Mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "davalı tarafın tutunduğu tapu kaydının ilk tesis gününden itibaren getirtilerek davacılar ile kayıt malikleri arasında akti ilişkinin bulunup bulunmadığının, davacıların bayiilerinin davalı bankaya borçlarını ödeyip ödemediklerinin, ödenmiş ise hangi hukuksal nedene dayalı olarak ödendiğinin, taşınmaz üzerinde davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b maddesindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi" gereğine değinilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir. Dava ve temyize konu 105 ada 12 parsel sayılı taşınmazın, davalı tarafın tutunduğu K.Sani 326 tarih 14 sayılı sicilden gelen 13.06.1935 tarih 14 sayılı tapu kaydının kapsamında kaldığı, tapu kayıt maliki Ziraat Bankası ...
Şubesine ... oğulları ... ve ...'e ait borcun davacıların bayii ... ... tarafından 31.08.1942 tarihinde 531320 sayılı makbuz ile ödendiği ve ödeme nedeniyle de davalı bankanın aynı tarihli yazısı ile ... oğulları ... ve ... yararına tapudan ferağ verilmesinin talep edildiği, bu tarihten tespit gününe kadar 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b maddesi hükmünde öngörülen 10 yıllık sürenin de geçtiği gözönüne alındığında davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-b maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin kabulü zorunludur.
Bu olgu karşısında davacıların davasının kabulüne, dava konusu 105 ada 12 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 23.12.2004 tarihli rapora ekli haritada (A) harfi ile işaretli 9000 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı ..., (B) harfi ile işaretli 2800 m2 yüzölçümündeki bölümün ..., (C) harfi ile işaretli 1400 m2 yüzölçümündeki bölümün ... ve (D) harfi ile işaretli bölümün ise ... adına aynı adada son parsel numaraları verilerek tapuya tesciline,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/1079, K. 2011/1213, 2 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama