KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/1177 E., 2011/1135 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2011
Karar Metni
693 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ile davalı ..., ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 105 ada 10, 57, 168 ve 170 parsel sayılı sırasıyla 3.556,70 m2, 6.686,68 m2, 4.623,62 m2 ve 1.265,77 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ..., 105 ada 18, 56, 161, 171, 198, 228, 106 ada 18 ve 59 parsel sayılı sırasıyla 12.260,58 m2, 7.019,19 m2, 18.704,36 m2, 602,83 m2, 2.101,06 m2, 358,16 m2, 1.544,19 m2 ve 2.093,86 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... adına, 105 ada 74 ve 219 parsel sayılı sırasıyla 12.273,19 m2 ve 556,95 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar ise paylı olarak davalı ... ve ... adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, dava konusu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu 105 ada 10, 18, 56, 57, 74 ve 228 parsel sayılı taşınmazların ham toprak niteliği ile davacı Hazine, 105 ada 161, 168, 170, 171, 198, 219, 106 ada 18 ve 59 parsel sayılı taşınmazların ise tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine ile davalı ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Hazine'nin temyizi dava konusu 105 ada 161, 168, 170, 171, 198, 219, 106 ada 18 ve 59 parsel sayılı taşınmazlar, davalı ... ve ...’un temyizi ise dava konusu 105 ada 10, 18, 56, 57, 74 ve 228 parsel sayılı taşınmazlar ile ilgili hükme yöneliktir.
1-Dava konusu 105 ada 161, 168, 170, 171, 198, 219, 106 ada 18 ve 59 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tespit tarihinde zilyet davalı ... ve ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı Hazine'nin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile dava konusu 105 ada 161, 168, 170, 171, 198, 219, 106 ada 18 ve 59 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükmün ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
2- Davalı ... ve ...’un temyiz itirazına gelince;
a) Dava konusu 105 ada 10 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit tarihinde zilyet davalı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı ...’un yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile dava konusu 105 ada 10 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın mahsubu ile geriye kalan 15,10 TL harcın davalılardan alınmasına,
b) Davalı tarafın dava konusu 105 ada 18, 56, 57, 74 ve 228 parsel sayılı taşınmazları son 10 yıldır tasarruf etmemek suretiyle zilyetliğin terk edildiği, böylece dava konusu taşınmazlar üzerinde davalı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, bu konuda yapılan araştırma soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Davalı taraf dava konusu taşınmazları terör nedeniyle kullanamadığını öne sürdüğüne, ziraat ve jeoloji bilirkişileri de gerekçeli raporlarında söz konusu bu taşınmazların tarım arazisi olduğu belirtildiğine göre, davalı tarafça dava konusu taşınmazların zorunlu nedenlerden dolayı mı tasarruf edilmediği, iradi terklerinin mevcut olup olmadığı hususunun değerlendirilip belirlenmesi zorunludur. Eksik araştırma ve inceleme ile karar verilemez.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için tespit bilirkişileri, seçilecek elverdiğince yaşlı, yansız yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve uzman fen bilirkişisi hazır olduğu halde dava konusu taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi, tanıklar ve tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenilmeli, dava konusu taşınmazların davalı tarafça son 10 yıldır neden kullanılmadığı konusunda bilgi alınmalı, uzman fen bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye elverişli gerekçeli rapor alınmalı, dava konusu taşınmazların iradi mi yoksa zorunlu nedenlerle mi terk edildiği duraksamasız belirlenmeli,
taşınmazların terör veya başka zorunlu nedenlerden dolayı bir süre kullanılmasının iradi terk anlamına gelmeyeceği hususu düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/1177, K. 2011/1135, 28 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama