KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/1388 E., 2011/292 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2011
Karar Metni
719 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 3425 ve 3427 parsel sayılı sırasıyla, 8256 ve 13820,27 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ....
Köyü Tüzel Kişiliği 101 ada 3424 parsel sayılı taşınmazın mera olduğunu öne sürerek davalı ... aleyhine dava açmış, yapılan yargılama sırasında ise dava edilen yerlerin 101 ada 3425 ve 3427 parsel sayılı taşınmazların bir bölümü ile dava konusu olmayan 101 ada 3426 parsel sayılı taşınmaz olduğu belirlenmiştir.
Mahkemece 101 ada 3424 parsel sayılı taşınmaz hakkında dava bulunmadığı gerekçesiyle tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere tutanağının Tapu Sicil Müdürlüğüne iadesine, 101 ada 3426 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki aleyhine açılan bir dava bulunmadığı gerekçesiyle bu parsel hakkındaki davanın reddine, taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline, 101 ada 3425 ve 3427 parsellere yönelik davaların kabulü ile,
dava konusu 101 ada 3425 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 19.10.2009 tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli ve yeşile boyalı 3026,29 m2 yüzölçümündeki bölümünün tespitinin iptali ile mera niteliği ile sınırlandırılmasına, geriye kalan ve aynı raporda (B) harfi ile işaretli bölümün tespit gibi davalı ... adına tapuya tesciline, 101 ada 3427 parsel sayılı taşınmazın aynı raporda (C) harfi ile işaretli ve yeşile boyalı 2625,05 m2 yüzölçümündeki bölümün tespitinin iptali ile mera niteliği ile sınırlandırılmasına,
geriye kalan ve aynı raporda (D) harfi ile işaretli bölümün tespit gibi davalı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunma, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler ile saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma yeterli değildir. Kural olarak bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi için yetkili idari merciler tarafından mera olarak tahsis edilmiş olması ya da taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılmış olmasına bağlıdır.
Dosyaya yansıya bilgi ve belgelere göre taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından mera tahsisi yapılmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, uyuşmazlığın açık bir anlatımla dava ve temyize konu taşınmazların kamu malı niteliğinde öncesi bilinmeyen bir zamandan beri mera olarak kullanılıp kullanılmadığının saptanması zorunludur.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava sonucunda yararı olmayan komşu köyler halkından seçilecek 3 yerel bilirkişi, aynı yöntemle tarafların gösterecekleri tanıklar, resen seçilecek uzman ziraatçi bilirkişi, ziraat yüksek mühendisi ya da ziraat mühendisi, tutanak bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı,
öncelikle yerel bilirkişi ve tanıklardan dava ve temyize konu 101 ada 3425 ve 3427 sayılı taşınmazların uzman bilirkişi tarafından düzenlenen haritada (A) ve (C) harfleri ile gösterilen bölümlerinin öncesinin kamu malı niteliğinde geleneksel biçimde kullanılagelen mera veya sığır yolu olup olmadığı yolunda olaylara dayalı bilgi alınmalı, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin mera veya sığır yolu olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, özel mülkiyete konu yerlerden ise taşınmazların öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı,
zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı ayrıntılı, gerekçeli bilgiler alınmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü taşınmazlar başında ayrı ayrı dinlenerek hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık anlatımları ile yapılması muhtemel keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları arasındaki aykırılık yasal gerekçeleri ve nedenleri keşif tutanağında gösterilmek suretiyle duraksamaya meydan vermeyecek şekilde giderilmeli,
bundan sonra yerel bilirkişiler ve uzman ziraatçi bilirkişiler hazır olduğu halde taşınmazlar mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazların fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ya da toprak unsurundan hangisinin taşınmazlarda galip olduğu belirlenmeli, komşu
taşınmazlarla toprak mukayesesi yapılmalı, bu olgular değerlendirilirken komşu taşınmazların tespitte saptanan türü özellikle dikkate alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi 101 ada 3426 parsel sayılı taşınmaz dava konusu olmadığı halde tutanak aslının tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmesi gerekirken, taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde davanın husumet yokluğundan reddine, taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmesi,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/1388, K. 2011/292, 24 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama