KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/1432 E., 2011/1206 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2011
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 127 ada 1 parsel sayılı 2044598,74 m2 yüzölçümündeki taşınmaz kadim kullanıma dayanılarak mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... satın almaya, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın belirli bölümüne yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olduğu, söz konusu mera niteliğindeki taşınmaz içerisinde bulunan temyize konu taşınmaz bölümünün mera parseli ile bütünlük arz ettiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Gerçekten dava konusu 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazın temyize konu bölümünün sınırlarında eylemli biçimde kamu malı niteliğinde mera olan dava ve temyize konu olmayan taşınmaz kesimlerinin bulunduğu dava konusu taşınmazın temyize konu bölümünün sınırlarını oluşturan taşınmaz kesimleri ile arasında doğal ya da yapay nitelikte, ayırıcı unsur olarak bir sınır yeri tarif edilmemiştir.
Öte yandan kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında taraflar bir kayıt ve belgeye de dayanmamışlardır. Hal böyle olunca temyize konu çekişmeli taşınmaz bölümlerinin, sınırını oluşturan meraya el atılarak kazanıldığının kabulü gerekir. Kural olarak bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/1432, K. 2011/1206, 2 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama