KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/1439 E., 2010/5136 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2010
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 112 ada 152 parsel sayılı 69307,26 m² yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliğiyle davalı ... adına, aynı ada 119 parsel sayılı 3648,48 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ... oğlu 12.09.1954 doğumlu ... adına tespit edilmiştir. Davacı ...
Sadık oğlu 1970 doğumlu ... bağışlamaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 112 ada 152 parsel sayılı taşınmazın belirli bölümüne yönelik olarak, aynı ada 119 parsel sayılı taşınmazın ise tespit tutanağında baba adının düzeltilmesi istemiyle hazineyi hasım göstermek suretiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 112 ada 152 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 12.05.2009 tarihli rapora ekli haritada (B) harfi ile işaretli 20812,01 m² yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün davacı ...
Sadık oğlu ... adına tapuya tesciline, geriye kalan taşınmaz bölümünün tespit gibi tesciline, 112 ada 119 parsel de davacının "..." olan baba adının "... " olarak tashih edilerek davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava ve temyize konu 112 ada 152 parsel sayılı taşınmaz bölümü üzerinde tespit gününde lehine tescil hükmü verilen davacı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki, kadastro hakimi doğru sicil oluşturmak zorundadır.
112 ada 152 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile işaretli 20812,01 m² yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün nüfus kayıtlarında olduğu gibi “...” adına tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken “...” adına tescile karar verilmesi isabetsiz, bu nedenlerle davalı hazinenin temyiz itirazları yerinde ise de yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 3 nolu bendinin 4. satırında yazılı bulunan “...” sözünün hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine “...” sözünün yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
2-Dava ve temyize konu 112 ada 119 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili temyiz itirazlarına gelince;
Kural olarak kadastro davaları lehine tespit yada kadastro komisyonunca adına tescile karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler arasında görülür. Bir başka deyişle kadastro davaları hakları çatışanlar arasında görülür. Davacı taraf tespitin tarafı olmayan davalı hazineyi hasım göstererek dava açmıştır. Köyde ... oğlu ... isimli bir kişinin olduğu da belirlendiğine göre; davanın açıldığı günde gerçek hasma yöneltilen bir dava bulunmamaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/1439, K. 2010/5136, 24 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama