KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/1545 E., 2011/525 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2011
Karar Metni
388 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 103 ada 302 ve 268 parsel sayılı sırasıyla 1.152.316,68 m2 ve 33.268,60 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar mera niteliği ile tespit edilmiş, davacı ... 103 ada 302 parsel sayılı, davacı ... 103 ada 268 parsel sayılı taşınmazın adlarına tescili için miras yoluyla gelen hakka, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Yargılama sırasında ...
103 ada 268 parsel sayılı taşınmazın köylerine ait mera olduğunu öne sürerek davaya katılmıştır. Mahkemece davacı ...’in davasının reddine, 103 ada 302 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına, davacı ...’in davasının reddine, katılan davacı ... Kişiliğinin davasının kabulüne, 103 ada 268 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu 103 ada 302 ve 268 parsel sayılı taşınmazların kamu malı niteliğinde mera olduğu, davacı ...’in dava konusu ettiği taşınmaz bölümlerinin uzman bilirkişinin rapor ve krokisinde (B) ve (C) harfleriyle gösterildiği, (B) harfi ile gösterilen 29.878,824 m2 yüzölçümlü bölümün 103 ada 268 parsel sayılı taşınmaz bölümü içerisinde kaldığı, (C) harfiyle gösterilen 3279,185 m2 yüzölçümündeki bölümün 103 ada 302 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı, davacı ...‘in dava konusu ettiği taşınmazın uzman bilirkişinin rapor ve krokisinde (A) ve (B) harfleriyle gösterildiği,
(A) ile gösterilen 877,668 m2 yüzölçümlü bölümün dava dışı 103 ada 232 parsel sayılı taşınmaz bölümü içerisinde kaldığı, (B) harfiyle gösterilen 6747,530 m2 yüzölçümündeki bölümün 103 ada 302 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığı, dava konusu edilen bölümlerin mera parselleriyle dava dışı 103 ada 232 parsel sayılı taşınmaz sınırları içinde kaldığı tespit edilmiştir.
Dava konusu taşınmazlar ile sınırlarını oluşturan taşınmazlar arasında doğal ya da yapay nitelikte, ayırıcı unsur olarak bir sınır yeri tarif edilmemiştir. Öte yandan kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılama sırasında taraflar bir kayıt ve belgeye de dayanmamışlardır. Hal böyle olunca çekişmeli taşınmazların mera niteliği ile sınırlandırılmak suretiyle tespit edilen taşınmazlara el atılarak kazanıldığının kabulü gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/1545, K. 2011/525, 1 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama