KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/1589 E., 2011/835 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2011
Karar Metni
413 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 182 ada 5 parsel sayılı 5094.39 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar ..., ..., ... adlarına tespit edilen taşınmaz miktarının eksik tespit edildiğini, eksikliğin 182 ada 5 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığını öne sürerek tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır.
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle "dava konusu taşınmazın kuzey batı sınırını oluşturan haritada (A) harfi ile işaretli bölümün hükmü temyiz eden davacı ... adına tescile karar verilmesi gerektiği, geometrik durumun bozulmaması gerektiği" hususlarına değinilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, uzman bilirkişiler tarafından 16.10.2008 tarihinde düzenlenen rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli 714.21 m2 yüzölçümündeki bölümün son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına, (B) harfi ile işaretli 605.29 m2 yüzölçümündeki bölümün davacı ... adına,(C) harfi ile işaretli 942.85 m2 yüzölçümündeki bölümün ... evlatları davacı ... ve müştereği adına tapuya tesciline, kalan kısma son parsel numarası verilerek tespit gibi tapuya tescile, İmranlı Belediye Başkanlığına karşı açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş;
hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, hüküm yerinde gösterilen gerekçelere, hükmüne uyulan bozma kararı çerçevesinde işlem yapılmasına, hüküm verilirken bozma kararı dışında kalarak kesinleşen yönlerin de göz önünde bulundurulmasına göre davalı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Nevarki kadastro hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür. Mahkemece 182 ada 5 parselde uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor ve haritada (A),(B) ve (C) harfleri ile işaretli bölümler çıkarıldıktan sonra kalan kısmın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
Dosya arasında bulunan Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen aynı mahkemenin aynı taşınmazın farklı bölümü ile ilgili 1998/5-1999/2 E.K sayılı ilamı 182 ada 5 parsel sayılı taşınmazın "kalan bölümünün" hesabında dikkate alınmamıştır.
Hal böyle olunca 1998/5-1999/2 E.K sayılı ilam da dikkate alınarak kalan kısmın tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hüküm yerinin 7.bendinde yazılı “...C harfi ile gösterilen 942.85 m2'lik" sözlerinden sonra "...ve Kadastro Mahkemesinin 1998/5-1999/2 E.K sayılı kesinleşmiş ilamında uzman bilirkişi ... tarafından 19.11.1998 tarihinde düzenlenen rapor ve haritada 182 ada 5 parsel sayılı taşınmazda 1277.11 m2 yözölçümüyle gösterilen bölüm" sözlerinin hüküm
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/1589, K. 2011/835, 18 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama