KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/169 E., 2010/6809 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2010
Karar Metni
440 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 104 ada 73 parsel sayılı 12.901,16 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına dayanarak tapu iptali ve tescil davası açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmaz ile etrafına ait olmakla birlikte tapu kapsamında kalan yerlerin satış öncesinde taksim edildiği, davacıya satış yapan tapu maliklerinin taksimde davalı tarafa düşen yeri davacıya kayden satışlarının geçersiz olduğu gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Mahkemece davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı ilk tesis tarihinden itibaren tedavülleriyle getirtilmemiş, tapu kaydının revizyon görüp görmediği sorulmamış, taşınmazın kuzeyindeki yol ve yoldan sonra gelen komşu parsel tutanakları ile taşınmazın sınırında bulunan Kılağlı Köyü çalışma alanı içinde kalan taşınmazlara ait tutanak ve varsa dayanağı belgeler getirtilerek tapu kaydı uygulaması yapılmadığı gibi, fen bilirkişisinden denetime uygun rapor alınmamış, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ise soyut nitelikte ve gerekçesiz sözlerden ibaret kalmıştır.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği,
Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı,
kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde zilyetlik araştırması yapılmalı, tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, davalı ...'nın delil olarak sunduğu Kahramanmaraş Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/105-1999/626 E.K.
Sayılı meni müdahele davasına ilişkin dosya getirtilerek dava konusu taşınmaza ilişkin olup olmadığı araştırılmalı, varsa haritası uygulanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/169, K. 2010/6809, 30 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama