KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/1967 E., 2011/330 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2011
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 633 parsel sayılı 10.700 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ..... ve müşterekleri adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... satın almaya, miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Sulh Hukuk Mahkemesinde tapu iptali ve tescil davası açmıştır.
Davacılar ..... ve ... davalı ...’ın dava konusu taşınmaza el atmasının önlenmesine yönelik ayrı bir dava açmış, dava dosyaları birleştirildikten sonra görevsizlik kararı verilerek gönderildiği, Asliye Hukuk Mahkemesince davacı ...’ın davasının kesin hüküm nedeniyle reddine, davacılar.... ve ... tarafından açılan davada usulüne uygun verilmiş bir görevsizlik kararı ve talep üzerine gönderilen bir dava bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı ... ve arkadaşları tarafından Tekkeköy Sulh Hukuk Mahkemesinde davalılar Havva Ak ve müşterekleri aleyhine dava dışı başka taşınmazlarla birlikte 633 parsel sayılı taşınmaza yönelik açılan tapu iptali ve tescil davasında, 08.02.1999 tarihinde davacı ... ve arkadaşlarının davasının reddine karar verildiği, ilgili kararın Yargıtay 8. H.D.
03.03.2003 tarih, 2000/4922 E, 2000/7841 K. sayılı ilamı ile onandığı, Karar Düzeltme yoluna gidilmeden 26.10.2000 tarihinde kesinleştiği gerekçe gösterilerek davacı ...'ın davasının reddine dair hüküm oluşturulmuş ise de; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 23.08.1988 günü ile davacı tarafından tapu iptali ve tescil davasının açıldığı 02.04.2007 günü arasında 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiştir.
Taraflarca ileri sürülmese dahi dava şartı olan hak düşürücü süre mahkemece kendiliğinden dikkate alınmak zorundadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/1967, K. 2011/330, 25 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama