KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/2123 E., 2010/2306 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2010
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 183 ada 19 parsel sayılı 17.610,38 m² ve 183 ada 20 parsel sayılı 18.218,40 m² yüzölçümündeki taşınmazlar devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan söz edilerek davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kaydı ve miras yolu ile gelen hakka dayanarak dava konusu taşınmazların miras bırakanı ... ...adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların davacının miras bırakanı ... ...mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ...’un tutunduğu 17.10.1959 tarih, 57 ve 58 sayılı tapu kayıtlarının dava konusu 183 ada 19 ve 183 ada 20 parsel sayılı taşınmazlara ait olduğu, tapu kayıtları gayri sabit sınırlı ise de tapu kayıt miktar fazlası üzerinde zilyetlikle mülk edinmenin diğer koşullarının oluştuğu mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlendiğine göre davalı hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak mahkemece davacı tarafın tutunduğu gayri sabit sınırlı tapu kayıtlarının miktar fazlası yönünden yapılan belgesiz araştırması yetersizdir. Dava konusu taşınmazların kadastro tespiti 26.07.1972 tarihinden sonra yapılmıştır. 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmüne göre bir kimse aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlikle sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm yüzölçümünde taşınmaz malı iktisap edebilir.
Her ne kadar, mahkemece gayri sabit hudutlu tapu kayıtların miktar fazlası bölümleri yönünden 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca araştırma ve soruşturma yapılmış ise de bu doğrultuda yapılan araştırma ve soruşturma da yöntemine uygun olmadığı gibi ayrıca yetersizdir. O halde bu konuda sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için adlarına tescile karar verilen zilyet ...
mirasçıları ve miras bırakan ... adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla başkaca taşınmaz mal tespit yada tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, tespit edilen taşınmazlar varsa sözü edilen taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar, davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli, paylı tespit edilen taşınmazlar varsa taşınmazın yüzölçümü payda kabul edilerek ilgiliye o taşınmazda payı karşılığında kaç m² taşınmaz mal isabet edeceği duraksamasız belirlenmeli,
davalı olan ve hükme bağlanmayan dava dışı taşınmazlar varsa etkili bir denetim ve kontrol için usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü ile 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmündeki kısıtlamalar dikkate alınarak birleştirilip birleştirilmeyeceği düşünülmeli, hükme bağlanıp kesinleşen davalar var ise sonuçları göz önüne alınmalı, bu yolla sağlıklı biçimde bir kontrol ve denetim yapılmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/2123, K. 2010/2306, 19 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama