KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/2124 E., 2010/1892 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2010
Karar Metni
610 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında tutanaklarında yazılı hukuksal nedenlere dayanarak 320 ada 2 parsel sayılı 1941 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 400/1941 payı davalı ... Başkan ve 1541/1941 payı davalı ... Tüzel Kişiliği adına paylı olarak, aynı ada 4 parsel sayılı 300 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise davacı ... adına tespit edilmiştir. Daha önce askı ilan süresi içinde davacı ... ve dava dışı ... tarafından ...
Tüzel Kişiliği aleyhine Kadınhanı Kadastro Mahkemesi'nin 1998/5 esas, 1999/8 karar sayılı dosyasında açılan dava sonucunda verilen 26.04.1999 günlü kararla talep de aşılarak 320 ada 2 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi raporunda (A)harfi ile gösterilen 882,94 m2 bölümünün davacı ..., (B) harfi ile gösterilen 936,43 m2 bölümünün ... adına, yine davalı ... tarafından davacı ... aleyhine Kadınhanı Kadastro Mahkemesi'nin 1998/8 esas, 1999/9 karar sayılı dosyasında açılan dava sonucunda verilen 26.04.1999 günlü kararla da davanın kabulü ile 320 ada 4 parsel sayılı taşınmazın ...
Başkan adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, verilen kararlar kesinleşmiştir. Davacı ... taşınmazların her ikisinin de kendi tapusu kapsamında kaldığını öne sürerek ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece kesin hüküm gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, tapu kaydına dayanılarak kesinleşen kadatroya karşı hakdüşürücü süre içinde açılmış tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
1-Dava ve temyize konu 320 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından davacı ... aleyhine açılan Kadınhanı Kadastro Mahkemesi'nin 1998/8 esas, 1999/9 karar sayılı ve 26.04.1999 günlü kesin hükmün kapsamında kaldığı mahkemece yapılan keşif ve uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Kesin hüküm kamu düzenine ilişkin olup istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekli olumsuz dava koşullarındandır.
Öte yandan aynı taşınmaz yada taşınmazlarla ilgili olarak kesin hükmün varlığı halinde sonraki günlü uyuşmazlıkların önceki günlü kesin hükme göre çözümlenmesi gerektiği de kuşkusuzdur. Mahkemece bu hukuksal olgular dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 320 ada 4 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak verilen hükmün ONANMASINA,
2- Davacının 320 ada 2 parsel sayılı taşınmazla ilgili olarak verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince, dava ve temyize konu 320 ada 2 parsel sayılı taşınmazın davalı ... Tüzel Kişiliği adına tespit edilen payının davacı ... ve dava dışı ... tarafından ... Tüzel Kişiliği aleyhine açılan Kadınhanı Kadastro Mahkemesi'nin 1998/5 esas, 1999/8 karar sayılı ve 26.04.1999 günlü kesin hükmün kapsamında kaldığı mahkemece yapılan keşif ve uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu ve az yukarıda açıklanan hukuksal olgular dikkate alındığında mahkemece davalı ... Tüzel Kişiliği aleyhine ve belediye payına yönelik olarak açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, koşulları HUMK'nun 237. maddesi hükmünde açıklanan kesin hükmün varlığından sözedilebilmesi için önceki dava ile görülmekte olan davanın taraflarının, dava konusunun ve dava sebebinin aynı olması gerekir. Davacı ... ve dava dışı ... tarafından ... Tüzel Kişiliği hasım gösterilerek açılan Kadınhanı Kadastro Mahkemesi'nin 1998/5 esas, 1999/8 karar sayılı dosyasındaki davanın 320 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki ... Tüzel Kişiliği'nin payına yönelik olarak açıldığı, davalı ... Başkan'ın da anılan davada taraf olmadığı gözetildiğinde anılan bu hükmün kendi payına yönelik olarak dava açılmayan ve davada da taraf olmayan ... Başkan yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı kuşkusuzdur.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/2124, K. 2010/1892, 5 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama