KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/2358 E., 2011/1519 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2011
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ile katılan Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 129 ada 41 parsel sayılı 7139,28 m² yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan söz edilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... tarafından davalılar ... ve ... aleyhine açılan elatmanın önlenmesi davası görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Yargılama sırasında Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek davaya katılmıştır. Mahkemece davacı ...’in davasının reddine, katılan Hazine'nin davasının kabulüne, dava konusu 129 ada 41 parsel sayılı taşınmazın ham toprak niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve katılan Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava konusu 129 ada 41 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit tarihinde davacı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, davacının taşınmaz üzerinde zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...’in temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Katılan Hazine'nin yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince, davanın niteliği, önemi, dosya içeriği ve hüküm tarihi itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 31.maddesi gereğince katılan Hazine vekilinin sarfettiği emek ve mesaisi dikkate alındığında takdiren 450 TL vekalet ücreti ile bir adet davetiye gideri olan 4,50 TL yargılama giderinin hüküm altına alınması gerekir.
Ne var ki; mahkeme hükmünden sonra 19.1.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür. Bu yasal değişiklik nedeniyle davalı aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderine hükmolunamayacağına göre katılan Hazine'nin de temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/2358, K. 2011/1519, 14 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama