KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/2430 E., 2011/1398 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2011
Karar Metni
514 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 112 ada 19 parsel sayılı taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 836,98 m2 yüzölçümü ile davacı ... adına tespit edilmiş, davalı ...’in itirazı üzerine komisyonca 112 ada 19 parselin yüzölçümü ile malikhanesi iptal edilerek 1538,70 m2 yüzölçümü ile ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ...
112 ada 19 parsel sayılı taşınmazın miras ... ve paylaşma sonucu kendisine kaldığını ve komisyonca yüzölçümüne yapılan ilavenin de adına tespit edilen dava dışı 112 ada 21 parsel sayılı taşınmazdan yapıldığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 112 ada 19 parsel sayılı taşınmaz ile dava dışı 112 ada 21 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece, toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu 112 ada 19 parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak miras bırakanı, ...’ten kaldığı yönünde, yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın, ölüm gününden sonra taraflar arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek, terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra, terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi kuralına bağlıdır.
Somut olayda ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapıldığı, dava konusu taşınmazın Kadastro Komisyonunca tashih edilen yüzölçümü ile davalı tarafın payına isabet ettiği, dava dışı 112 ada 21 parsel sayılı taşınmazın ise davacı tarafın miras payına isabet ettiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile toplanıp değerlendirilen diğer delillerle belirlenmiştir.
Öte yandan paylaşmada, her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz mal ya da ekonomik yönden parasal değeri eşit, menkul mal isabet etmesi paylaşmanın koşulu değildir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ...’in sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki, mahkemece davanın reddine karar verildiği halde kadastro komisyon kararı gibi tescile karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tespit gibi tescile karar verilmesi, ayrıca dava konusu olmayan 112 ada 21 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tespit gibi tapuya tesciline karar verilmesi dahi isabetsiz, davacı ...'in temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün bir numaralı bendinin ikinci satırında yazılı bulunan “…dava konusu olan Kastamonu İli Azdavay İlçesi ...
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/2430, K. 2011/1398, 9 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama