KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/2439 E., 2011/2380 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2011
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı.
Dosya incelendi, gereği görüşüldü: İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına, yansıyan bilgi ve belgelere göre dava konusu 101 ada 64, 81, 82, 98, 159, 182, 196, 216, 283, 292, 359, 364, 372, 426, 428, 480, 489, 105 ada 1 ve 107 ada 2 parsel sayılı taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ... ’den kaldığı yönünde taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında yöntemine uygun biçimde bir paylaşmanın yapılıp yapılmadığı yönünde toplanmıştır.
Kural olarak, mirasçılar arasında yöntemine uygun bir paylaşmanın varlığından söz edilebilmesi için ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, tüm mirasçılarının bir araya gelerek terekeyi kendi aralarında pay etmeleri, her bir mirasçının kendi payına düşeni aldıktan sonra terekedeki diğer miras haklarından vazgeçmesi kuralına bağlıdır.
Somut olayda ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra mirasçıları arasında az yukarıda saptanan olgulara uygun biçimde paylaşmanın yapılmadığı, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Yargılama sırasında davacı ... satış senetlerine tutunmuş ise de dava konusu taşınmazların Miras bırakan ... tarafından üçüncü kişi ...'a 01.06.1987 tarihli senet ile satıldığı, ancak zilyetliğin devredilmediği, daha sonra taşınmazların zilyet olmayan ... tarafından da 01.07.1987 tarihli senet ile miras bırakanın oğlu ... ile ...'e satıldığı, yine aynı taşınmazların 10.11.1987 tarihli senetle miras bırakan tarafından tekrar oğlu ...'e satıldığı, miras bırakanın 09.12.1987 tarihinde öldüğü,
asıl amacı taşınmazları davalı oğullarına bağışlamak olan miras bırakanın bu amacı gözetildiğinde yapılan tüm satışların muvazaalı ve geçersiz olduğu tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığına göre satışlara değer verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/2439, K. 2011/2380, 11 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama