KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/2552 E., 2011/2051 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2011
Karar Metni
398 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında 110 ada 41 parsel sayılı 1450,15 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davacı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kaydına dayanarak kendisine ait olan taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, davalıya ait olan taşınmazın ise kendi adına tespit edildiğini öne sürerek davalı ...'ı hasım göstermek suretiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, 110 ada 41 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgiler eşliğinde saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
3402 sayılı Kadastro Kanununun gerçek amacı ve hükümlerinin özü ve sözü dikkate alındığında taşınmazın pafta, ada ve parsel sayısı bazında olağan yönteme göre kadastro tutanağının düzenlendiği kuşkusuzdur.
Dava dilekçesi içeriğinde, davaya konu yapılan taşınmazın ada ve parsel numarası açıklanmamış, yargılama sırasında mahkemece, davacı tarafa verilen süre içerisinde de davacı tarafça dava konusu taşınmazın ada ve parsel numarası tespit edilememiştir. Hakim hukuki ihtilafı belirlemek zorundadır. Mahkemece bu olgu gözardı edilmiştir.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davaya konu yapıldığı öne sürülen taşınmaz başında keşif yapılmalı, davacı taraftan, dava ettiği taşınmazı zeminde göstermesi istenilmeli, uzman bilirkişi fen memuru eliyle, yerel bilirkişi aracılığıyla kadastro paftası arza ablike edilmeli, bu yolla dava konusu taşınmazın pafta, ada ve parsel sayıları belirlenmeli, ondan sonra belirlenen taşınmazın tespit maliki ya da maliklerinin kimler olduğu saptanmalı, dava dilekçesi eşliğinde davanın açıldığı günde gerçek hasma yöneltilen bir dava bulunup bulunmadığı duraksamasız belirlenmeli,
gerçekten davanın açıldığı günde gerçek hasma yöneltilen bir davanın bulunduğu saptandığı takdirde iddia ve savunma doğrultusunda toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/2552, K. 2011/2051, 31 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama