KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/2737 E., 2011/368 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2011
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 134 ada 4 parsel sayılı 4994,43 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın yaylak olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu 134 ada 5 parsel sayılı taşınmazın yaylak olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş ise de; mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma karar vermeye yeterli değildir. Dava konusu taşınmazın yaylak niteliğinde olup olmadığı konusunda yöntemine uygun araştırma yapılmadığı gibi, tesbitte saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düştüğü halde, tespit tutanağı bilirkişileri dinlenilerek çelişki giderilmemiştir.
Kural olarak, mahkemece bir yerin yaylak olarak kabul edilebilmesi için taşınmazın yetkili idari merciler tarafından yaylak olarak tahsis edilmesi ya da taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kamu malı niteliğinde yaylak olarak kullanılagelmiş olmasına bağlıdır. Mahkemece bu doğrultuda bir araştırma ve soruşturma yapılmamıştır. Eksik incelemeye dayalı karar verilemez.
O halde, davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 Sayılı Yasalar uyarınca mera-yaylak tahsisi yapılıp yapılmadığı Özel İdare Müdürlüğünden, 4342 Sayılı Yasa uyarınca mera-yaylak tahsisi yapılıp yapılmadığı Mülki Amirlikten sorulup saptanmalı, tahsis yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise tahsis haritası ve eki belgeler yerinden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi ve tanıklar ve uzman bilirkişi,
tapu fen memuru ve uzman ziraatçi bilirkişi, tespit ve belirtmelik tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine her iki harita çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, dava konusu taşınmazın tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede mera-yaylak tahsisi yapılmamış ise, yerel bilirkişi, tanıklar,
tespit ve belirtmelik tutanağı bilirkişilerinden dava konusu taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde yaylak olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda olaylara dayalı bilgi alınmalı, ayrıca dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların tespit tutanakları ve özellikle kuzey sınırında yoldan sonraki 138 ada 3 parsel sayılı taşınmaza ait tespit tutanağı ve dayanağı belgeler getirtilerek tespitlerine esas alınan tespit ve belgelerin nizalı parsel yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği incelenmeli, davalı olup olmadıkları tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği incelenip irdelenmeli,
dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde yaylak olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, zilyetlik hükümlerine göre inceleme yapılmalı, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/2737, K. 2011/368, 26 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama