KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/2769 E., 2010/4363 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2010
Karar Metni
350 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın aidiyetinin tespiti ile tapu kaydına şerh verilmesi istemine ilişkindir.
1-İddia ve savunmaya duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, toplanıp değerlendirilen delillere ve hüküm yerinde gösterilen gerekçelere göre, mahkemece taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatlardan bilirkişi raporu ve eki haritada güney kısımda gösterilen ev yönünden davanın reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmayıp, davacı tarafın buna ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Davacı tarafın taşınmazın kuzey kısmında yer alan muhdesata(eve) yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece kuzey kesimdeki evin yanlar arasında çekişme konusu olmadığı gerekçesiyle bu muhdesat hakkında hüküm kurulmamış ise de, anılan muhdesat yönünden varılan sonuç dosyada toplanan delillere uygun düşmemiştir.
Toplanan delillerden davacı tarafın yargılama sırasında sunduğu 08.10.2009 tarihli dilekçe içeriği ile taşınmaz üzerindeki her iki binanın da kendisine ait olduğunu öne sürerek iki bina yönünden de davanın kabulünü talep ettiği ve davalı tarafın da cevap dilekçesi ve 18.12.2008 tarihli oturumda alınan beyanı ile sonradan yapılan bina yönünden davayı kabul ettiği anlaşılmaktadır. Şu halde, taşınmazın kuzey kısmında bulunan ev yönünden davanın kısmen kabulü sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması gerektiğinin kabulü gerekir.
Ne var ki, taşınmazın kuzeyinde yer alan muhdesatın kadastro tespitinden sonra meydana getirildiği, kadastro tespiti sırasında mevcut olmadığı, somut olayda Kadastro Kanununun 19. maddesi hükmünün uygulanması imkanının bulunmadığı, gerek eski Medeni Kanun ve gerekse sonradan yürürlüğe giren Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre arz üzerindeki bütünleyici parça nitelikli muhtesatların mülkiyetinin arzın mülkiyetine tabi olduğu gözetildiğinde, mülkiyetin tespiti ve muhtesatın tapu kütüğünün beyanlar hanesinde şerh ve tescil edilmesi istemlerinin reddine karar verilmesi ve sadece muhtesatın davacı tarafça meydana getirildiğinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi gerekir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/2769, K. 2010/4363, 6 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama