KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/2779 E., 2010/6119 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2010
Karar Metni
361 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükme yönelik davacı tarafın temyiz isteminin reddine ilişkin dairemizce verilen 19.01.2010 gün ve 2009/6673-2010/163 E.K. sayılı ilamın tashihi karar yoluyla incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, gereği görüşüldü:
Dava haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
1-Dairemizce yapılan inceleme sonunda davacı tarafın yerel mahkemece verilen karara yönelik temyiz isteminin HUMK 432/1 maddesi gereğince süre yönünden reddine karar verilmiş ise de temyiz süresinin son gününün resmi tatil günlerinden olan ramazan bayramı tatiline rast geldiği gözden kaçırıldığından, davacı tarafın temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü gerekmiştir. Açıklanan nedenle davacı tarafın karar düzeltme isteminin kabulü ile zuhule dayalı olarak verilen Dairemizin 19.01.2010 gün ve 2009/6673 E, 2010/163 K. sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin ilamın ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davacı tarafın temyiz itirazlarına gelince; iddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin hükümde gösterilen gerekçelere göre davacı tarafın maddi tazminat istemine yönelik temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak, mahkemece koşulları oluşmadığı gerekçesi ile manevi tazminat istemine yönelik davanın da reddine karar verilmiş ise de, bu istem yönünden varılan sonuç dosyada toplanan delillere uygun düşmemiştir.
Toplanan delillerden davacı tarafın ticari kredili müşterisi olduğu davalı bankanın kayıtlarında, davacının ilgisi olmadığı halde “yakın izlemeye alınan müşterinin kefili olması“ gerekçesiyle olumsuz istihbarat sorgusu görüntülendiği, sistemdeki hatanın davalı banka tarafından bilahare düzeltildiği, mahkemece de sakıncalı durumun davalı tarafça giderildiği gerekçesi ile manevi tazminat isteminin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacı hakkında olumsuz kayıt oluşturulduğu hususu davalı tarafın ve mahkemenin de kabulündedir. Davacı hakkında gerçekte olmayan olumsuz bir bilginin banka kayıtlarına girmesinin, davacının kişilik haklarını haksız şekilde ihlal ettiği kuşkusuzdur. Bu ihlalin sonradan giderilmiş olması gerçekleşen manevi zararı ortadan kaldırmaz. Bu husus ancak hükmedilecek manevi tazminatın miktarının tayininde esas alınır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/2779, K. 2010/6119, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama