KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2010/2885 E., 2011/154 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2011
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılardan ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 204 ada 8 parsel sayılı 59455,71 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eşit paylarla davalılar .... ve ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 204 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki zilyetliğin uzun süre ile ve iradi olarak terk edilmiş olması nedeniyle tespit gününde davalılar Meryem ve ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de; mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış olduğu gibi, taraflar da yargılama sırasında bir kayıt ve belgeye dayanmadıklarından uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur. Ne var ki, zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve soruşturma yetersizdir. Özellikle davalıların, taşınmazı 10-15 yıl öncesine kadar tarla olarak kullanmak suretiyle zilyet olduklarına ilişkin keşif tutanağına yansıyan anlatımlar dikkate alındığında, mahkemece taşınmazın o yıllardan beri kullanılmamış olmasının terk iradesine dayalı olup olmadığı açıkça belirlenmemiştir.
O halde, mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yerel bilirkişi ve tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar, tespit tutanağı bilirkişilerin tümü, teknik bilirkişi ve uzman ziraatçi bilirkişi hazır olduğu halde, taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, öncelikle dava konusu taşınmazın kime ait olduğu, kimden kime kaldığı,
zilyetliğin başlangıç günü, süresi, sürdürülüş biçimi, davacı tarafın taşınmazı iradi olarak terk edip etmediği yolunda yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık anlatımları ile tutanak bilirkişilerinin beyanları arasında aykırılık giderilmeli, mahkemenin taşınmazın mevcut niteliğine ilişkin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, teknik ve zirai bilirkişilerden keşfi izlemeye elverişli ayrıntılı ve gerekçeli raporlar alınmalı,
temyiz edilmeyerek kesinleşen yönler de gözönünde tutulmak suretiyle bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2010/2885, K. 2011/154, 19 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama